'Alif-Lām-Mīm  | 002001.Elif Lâm Mîm.1 | أَلِف-لَام-مِيم |
Dhālika Al-Kitābu Lā Rayba Fīhi Hudáan Lilmuttaqīna  | 002002.Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allaha karşı gelmektensakınanlar için yol göstericidir. | ذَلِكَ الْكِتَابُ لاَ رَيْبَ فِيه ِِ هُدى ً لِلْمُتَّقِينَ |
Al-Ladhīna Yu'uminūna Bil-Ghaybi Wa Yuqīmūna Aş-Şalāata Wa Mimmā Razaqnāhum Yunfiqūna  | 002003.Onlar gaybeinanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızıkolarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar. | الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُقِيمُونَ الصَّلاَةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنفِقُونَ |
Wa Al-Ladhīna Yu'uminūna Bimā 'Unzila 'Ilayka Wa Mā 'Unzila Min Qablika Wa Bil-'Ākhirati Hum Yūqinūna  | 002004.Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar.Ahirete de kesin olarak inanırlar. | وَالَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِمَا أُنْزِلَ إِلَيْكَ وَمَا أُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ وَبِالآخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ |
'Ūlā'ika `Alá Hudáan Min Rabbihim Wa 'Ūlā'ika Humu Al-Mufliĥūna  | 002005.İşte onlar Rablerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşaerenler de işte onlardır. | أُوْلَائِكَ عَلَى هُدى ً مِنْ رَبِّهِمْ وَأُوْلَائِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ |
'Inna Al-Ladhīna Kafarū Sawā'un `Alayhim 'A 'Andhartahum 'Am Lam Tundhirhum Lā Yu'uminūna  | 002006.Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar. | إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا سَوَاءٌ عَلَيْهِمْ أَ أَنذَرْتَهُمْ أَمْ لَمْ تُنذِرْهُمْ لاَ يُؤْمِنُونَ |
Khatama Allāhu `Alá Qulūbihim Wa `Alá Sam`ihim Wa `Alá 'Abşārihim Ghishāwatun Wa Lahum `Adhābun `Ažīmun  | 002007.Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerindede bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır. | خَتَمَ اللَّهُ عَلَى قُلُوبِهِمْ وَعَلَى سَمْعِهِمْ وَعَلَى أَبْصَارِهِمْ غِشَاوَة ٌ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيم ٌ |
Wa Mina An-Nāsi Man Yaqūlu 'Āmannā Billāhi Wa Bil-Yawmi Al-'Ākhiri Wa Mā Hum Bimu'uminīna  | 002008.İnsanlardan, inanmadıkları halde, Allaha ve ahiret gününe inandıkdiyenler de vardır. | وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ آمَنَّا بِاللَّهِ وَبِالْيَوْمِ الآخِرِ وَمَا هُمْ بِمُؤْمِنِينَ |
Yukhādi`ūna Allāha Wa Al-Ladhīna 'Āmanū Wa Mā Yakhda`ūna 'Illā 'Anfusahum Wa Mā Yash`urūna  | 002009.Bunlar Allahı ve müminleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadecekendilerini aldatırlar da farkında değillerdir. | يُخَادِعُونَ اللَّهَ وَالَّذِينَ آمَنُوا وَمَا يَخْدَعُونَ إِلاّ أَنفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ |
Fī Qulūbihim Marađun Fazādahumu Allāhu Marađāan Wa Lahum `Adhābun 'Alīmun Bimā Kānū Yakdhibūna  | 002010.Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah daonların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlaraelem dolu bir azap vardır. | فِي قُلُوبِهِمْ مَرَض ٌ فَزَادَهُمُ اللَّهُ مَرَضا ً وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيم ٌ بِمَا كَانُوا يَكْذِبُونَ |
Wa 'Idhā Qīla Lahum Lā Tufsidū Fī Al-'Arđi Qālū 'Innamā Naĥnu Muşliĥūna  | 002011.Bunlara, Yeryüzünde fesat çıkarmayın denildiğinde, Biz ancak ıslahedicileriz! derler. | وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ لاَ تُفْسِدُوا فِي الأَرْضِ قَالُوا إِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَ |
'Alā 'Innahum Humu Al-Mufsidūna Wa Lakin Lā Yash`urūna  | 002012.İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkındadeğillerdir. | أَلاَ إِنَّهُمْ هُمُ الْمُفْسِدُونَ وَلَكِنْ لاَ يَشْعُرُونَ |
Wa 'Idhā Qīla Lahum 'Āminū Kamā 'Āmana An-Nāsu Qālū 'Anu'uminu Kamā 'Āmana As-Sufahā'u 'Alā 'Innahum Humu As-Sufahā'u Wa Lakin Lā Ya`lamūna  | 002013.Onlara, İnsanların inandıkları gibi siz de inanın denildiğinde ise,Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim? derler.4İyi bilin ki, asılakılsızlar kendileridir, fakat bilmezler. | وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ آمِنُوا كَمَا آمَنَ النَّاسُ قَالُوا أَنُؤْمِنُ كَمَا آمَنَ السُّفَهَاءُ أَلاَ إِنَّهُمْ هُمُ السُّفَهَاءُ وَلَكِنْ لاَ يَعْلَمُونَ |
Wa 'Idhā Laqū Al-Ladhīna 'Āmanū Qālū 'Āmannā Wa 'Idhā Khalaw 'Ilá Shayāţīnihim Qālū 'Innā Ma`akum 'Innamā Naĥnu Mustahzi'ūna  | 002014.İman edenlerle karşılaştıkları zaman, İnandık derler. Fakatşeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, Şüphesiz,biz sizinle beraberiz. Biz ancak onlarla alay ediyoruz derler. | وَإِذَا لَقُوا الَّذِينَ آمَنُوا قَالُوا آمَنَّا وَإِذَا خَلَوْا إِلَى شَيَاطِينِهِمْ قَالُوا إِنَّا مَعَكُمْ إِنَّمَا نَحْنُ مُسْتَهْزِئُونَ |
Allāhu Yastahzi'u Bihim Wa Yamudduhum Fī Ţughyānihim Ya`mahūna  | 002015.Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onlarıcezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühletverir. | اللَّهُ يَسْتَهْزِئُ بِهِمْ وَيَمُدُّهُمْ فِي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ |
'Ūlā'ika Al-Ladhīna Ashtaraw Ađ-Đalālata Bil-Hudá Famā Rabiĥat Tijāratuhum Wa Mā Kānū Muhtadīna  | 002016.İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Buyüzden alışverişleri onlara kâr getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolubulamamışlardır. | أُوْلَائِكَ الَّذِينَ اشْتَرَوُا الضَّلاَلَةَ بِالْهُدَى فَمَا رَبِحَتْ تِجَارَتُهُمْ وَمَا كَانُوا مُهْتَدِينَ |
Mathaluhum Kamathali Al-Ladhī Astawqada Nārāan Falammā 'Ađā'at Mā Ĥawlahu Dhahaba Allāhu Binūrihim Wa Tarakahum Fī Žulumātin Lā Yubşirūna  | 002017.Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tamçevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları göremezbir şekilde karanlıklar içinde bırakıverir. | مَثَلُهُمْ كَمَثَلِ الَّذِي اسْتَوْقَدَ نَارا ً فَلَمَّا أَضَاءَتْ مَا حَوْلَه ُُ ذَهَبَ اللَّهُ بِنُورِهِمْ وَتَرَكَهُمْ فِي ظُلُمَات ٍ لاَ يُبْصِرُونَ |
Şummun Bukmun `Umyun Fahum Lā Yarji`ūna  | 002018.Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler. | صُمّ ٌ بُكْمٌ عُمْي ٌ فَهُمْ لاَ يَرْجِعُونَ |
'Aw Kaşayyibin Mina As-Samā'i Fīhi Žulumātun Wa Ra`dun Wa Barqun Yaj`alūna 'Aşābi`ahum Fī 'Ādhānihim Mina Aş-Şawā`iqi Ĥadhara Al-Mawti Wa Allāhu Muĥīţun Bil-Kāfirīna  | 002019.Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü veşimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumugibidir. Ölüm korkusuyla, yıldırım seslerinden parmaklarını kulaklarınatıkarlar. Oysa Allah, kâfirleri çepeçevre kuşatmıştır. | أَوْ كَصَيِّب ٍ مِنَ السَّمَاءِ فِيه ِِ ظُلُمَات ٌ وَرَعْد ٌ وَبَرْق ٌ يَجْعَلُونَ أَصَابِعَهُمْ فِي آذَانِهِمْ مِنَ الصَّوَاعِقِ حَذَرَ الْمَوْتِ وَاللَّهُ مُحِيط ٌ بِالْكَافِرِينَ |
Yakādu Al-Barqu Yakhţafu 'Abşārahum Kullamā 'Ađā'a Lahum Mashaw Fīhi Wa 'Idhā 'Ažlama `Alayhim Qāmū Wa Law Shā'a Allāhu Ladhahaba Bisam`ihim Wa 'Abşārihim 'Inna Allāha `Alá Kulli Shay'in Qadīrun  | 002020.Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışındaışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi,elbette onların işitme ve görme duyularını giderirdi. Şüphesiz Allah herşeye hakkıyla gücü yetendir. | يَكَادُ الْبَرْقُ يَخْطَفُ أَبْصَارَهُمْ كُلَّمَا أَضَاءَ لَهُمْ مَشَوْا فِيه ِِ وَإِذَا أَظْلَمَ عَلَيْهِمْ قَامُوا وَلَوْ شَاءَ اللَّهُ لَذَهَبَ بِسَمْعِهِمْ وَأَبْصَارِهِمْ إِنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَيْء ٍ قَدِير ٌ |
Yā 'Ayyuhā An-Nāsu A`budū Rabbakumu Al-Ladhī Khalaqakum Wa Al-Ladhīna Min Qablikum La`allakum Tattaqūna  | 002021.Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edinki, Allaha karşı gelmekten sakınasınız. | يَا أَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُمْ وَالَّذِينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ |
Al-Ladhī Ja`ala Lakumu Al-'Arđa Firāshāan Wa As-Samā'a Binā'an Wa 'Anzala Mina As-Samā'i Mā'an Fa'akhraja Bihi Mina Ath-Thamarāti Rizqāan Lakum Falā Taj`alū Lillāhi 'Andādāan Wa 'Antum Ta`lamūna  | 002022.O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunlasize rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bileAllaha ortaklar koşmayın. | الَّذِي جَعَلَ لَكُمُ الأَرْضَ فِرَاشا ً وَالسَّمَاءَ بِنَاء ً وَأَنْزَلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاء ً فَأَخْرَجَ بِه ِِ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقا ً لَكُمْ فَلاَ تَجْعَلُوا لِلَّهِ أَندَادا ً وَأَنْتُمْ تَعْلَمُونَ |
Wa 'In Kuntum Fī Raybin Mimmā Nazzalnā `Alá `Abdinā Fa'tū Bisūratin Min Mithlihi Wa Ad`ū Shuhadā'akum Min Dūni Allāhi 'In Kuntum Şādiqīna  | 002023.Eğer kulumuza (Muhammede) indirdiğimiz (Kuran) hakkında şüphedeiseniz, haydin onun benzeri bir sûre getirin ve eğer doğru söyleyenleriseniz, Allahtan başka şahitlerinizi çağırın (ve bunu ispat edin). | وَإِنْ كُنتُمْ فِي رَيْب ٍ مِمَّا نَزَّلْنَا عَلَى عَبْدِنَا فَأْتُوا بِسُورَة ٍ مِنْ مِثْلِه ِِ وَادْعُوا شُهَدَاءَكُمْ مِنْ دُونِ اللَّهِ إِنْ كُنتُمْ صَادِقِينَ |
Fa'in Lam Taf`alū Wa Lan Taf`alū Fa Attaqū An-Nāra Allatī Waqūduhā An-Nāsu Wa Al-Ĥijāratu 'U`iddat Lilkāfirīna  | 002024.Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtıinsanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler içinhazırlanmıştır. | فَإِنْ لَمْ تَفْعَلُوا وَلَنْ تَفْعَلُوا فَاتَّقُوا النَّارَ الَّتِي وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ أُعِدَّتْ لِلْكَافِرِينَ |
Wa Bashshiri Al-Ladhīna 'Āmanū Wa `Amilū Aş-Şāliĥāti 'Anna Lahum Jannātin Tajrī Min Taĥtihā Al-'Anhāru Kullamā Ruziqū Minhā Min Thamaratin Rizqāan Qālū Hādhā Al-Ladhī Ruziqnā Min Qablu Wa 'Utū Bihi Mutashābihāan Wa Lahum Fīhā 'Azwājun Muţahharatun Wa Hum Fīhā Khālidūna  | 002025.İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akancennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her rızıkverilişinde, Bu (tıpkı) daha önce (dünyada iken) bize verilen rızık!diyecekler. Halbuki bu rızık onlara (dünyadakine) benzer olarak verilmiştir.Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır. | وَبَشِّرِ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ أَنَّ لَهُمْ جَنَّات ٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الأَنْهَارُ كُلَّمَا رُزِقُوا مِنْهَا مِنْ ثَمَرَة ٍ رِزْقا ً قَالُوا هَذَا الَّذِي رُزِقْنَا مِنْ قَبْلُ وَأُتُوا بِه ِِ مُتَشَابِها ً وَلَهُمْ فِيهَا أَزْوَاج ٌ مُطَهَّرَة ٌ وَهُمْ فِيهَا خَالِدُونَ |
'Inna Allāha Lā Yastaĥyī 'An Yađriba Mathalāan Mā Ba`ūđatan Famā Fawqahā Fa'ammā Al-Ladhīna 'Āmanū Faya`lamūna 'Annahu Al-Ĥaqqu Min Rabbihim Wa 'Ammā Al-Ladhīna Kafarū Fayaqūlūna Mādhā 'Arāda Allāhu Bihadhā Mathalāan Yuđillu Bihi Kathīrāan Wa Yahdī Bihi Kathīrāan Wa Mā Yuđillu Bihi 'Illā Al-Fāsiqīna  | 002026.Allah bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarakvermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçekolduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, Allah örnek olarak bununla neyikastetmiştir? derler. (Allah) onunla bir çoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.5 | إِنَّ اللَّهَ لاَ يَسْتَحْيِي أَنْ يَضْرِبَ مَثَلا ً مَا بَعُوضَة ً فَمَا فَوْقَهَا فَأَمَّا الَّذِينَ آمَنُوا فَيَعْلَمُونَ أَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْ وَأَمَّا الَّذِينَ كَفَرُوا فَيَقُولُونَ مَاذَا أَرَادَ اللَّهُ بِهَذَا مَثَلا ً يُضِلُّ بِه ِِ كَثِيرا ً وَيَهْدِي بِه ِِ كَثِيرا ً وَمَا يُضِلُّ بِهِ~ِ إِلاَّ الْفَاسِقِينَ |
Al-Ladhīna Yanquđūna `Ahda Allāhi Min Ba`di Mīthāqihi Wa Yaqţa`ūna Mā 'Amara Allāhu Bihi 'An Yūşala Wa Yufsidūna Fī Al-'Arđi 'Ūlā'ika Humu Al-Khāsirūna  | 002027.Onlar, Allaha verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan,Allahın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlâkibütün ilişkileri) koparan ve yeryüzünde bozgunculuk yapan kimselerdir.İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir. | الَّذِينَ يَنقُضُونَ عَهْدَ اللَّهِ مِنْ بَعْدِ مِيثَاقِه ِِ وَيَقْطَعُونَ مَا أَمَرَ اللَّهُ بِهِ~ِ أَنْ يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِي الأَرْضِ أُوْلَائِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ |
Kayfa Takfurūna Billāhi Wa Kuntum 'Amwātāan Fa'aĥyākum Thumma Yumītukum Thumma Yuĥyīkum Thumma 'Ilayhi Turja`ūna  | 002028.Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allahınasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yinediriltecektir. En sonunda ona döndürüleceksiniz. | كَيْفَ تَكْفُرُونَ بِاللَّهِ وَكُنتُمْ أَمْوَاتا ً فَأَحْيَاكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ |
Huwa Al-Ladhī Khalaqa Lakum Mā Fī Al-'Arđi Jamī`āan Thumma Astawá 'Ilá As-Samā'i Fasawwāhunna Sab`a Samāwātin Wa Huwa Bikulli Shay'in `Alīmun  | 002029.O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yöneliponları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir. | هُوَ الَّذِي خَلَقَ لَكُمْ مَا فِي الأَرْضِ جَمِيعا ً ثُمَّ اسْتَوَى إِلَى السَّمَاءِ فَسَوَّاهُنَّ سَبْعَ سَمَاوَات ٍ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيم ٌ |
Wa 'Idh Qāla Rabbuka Lilmalā'ikati 'Innī Jā`ilun Fī Al-'Arđi Khalīfatan Qālū 'Ataj`alu Fīhā Man Yufsidu Fīhā Wa Yasfiku Ad-Dimā'a Wa Naĥnu Nusabbiĥu Biĥamdika Wa Nuqaddisu Laka Qāla 'Innī 'A`lamu Mā Lā Ta`lamūna  | 002030.Hani, Rabbin meleklere, Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım demişti. Onlar,Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sanahamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz. demişler, Allah da, Ben sizinbilmediğinizi bilirim demişti. | وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلاَئِكَةِ إِنِّي جَاعِل ٌ فِي الأَرْضِ خَلِيفَة ً قَالُوا أَتَجْعَلُ فِيهَا مَنْ يُفْسِدُ فِيهَا وَيَسْفِكُ الدِّمَاءَ وَنَحْنُ نُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَ قَالَ إِنِّي أَعْلَمُ مَا لاَ تَعْلَمُونَ |
Wa `Allama 'Ādama Al-'Asmā'a Kullahā Thumma `Arađahum `Alá Al-Malā'ikati Faqāla 'Anbi'ūnī Bi'asmā'i Hā'uulā' 'In Kuntum Şādiqīna  | 002031.Allah Ademe bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onlarımeleklere göstererek, Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunlarınisimlerini bildirin dedi. | وَعَلَّمَ آدَمَ الأَسْمَاءَ كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى الْمَلاَئِكَةِ فَقَالَ أَنْبِئُونِي بِأَسْمَاءِ هَاؤُلاَء إِنْ كُنتُمْ صَادِقِينَ |
Qālū Subĥānaka Lā `Ilma Lanā 'Illā Mā `Allamtanā 'Innaka 'Anta Al-`Alīmu Al-Ĥakīmu  | 002032.Melekler, Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bizeöğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyihakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin dediler. | قَالُوا سُبْحَانَكَ لاَ عِلْمَ لَنَا إِلاَّ مَا عَلَّمْتَنَا إِنَّكَ أَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ |
Qāla Yā 'Ādamu 'Anbi'hum Bi'asmā'ihim Falammā 'Anba'ahum Bi'asmā'ihim Qāla 'Alam 'Aqul Lakum 'Innī 'A`lamu Ghayba As-Samāwāti Wa Al-'Arđi Wa 'A`lamu Mā Tubdūna Wa Mā Kuntum Taktumūna  | 002033.Allah şöyle dedi: Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle. Adem,meleklere onların isimlerini bildirince Allah, Size, göklerin ve yeringaybını şüphesiz ki ben bilirim, yine açığa vurduklarınızı da, gizlituttuklarınızı da ben bilirim demedim mi? dedi. | قَالَ يَا آدَمُ أَنْبِئْهُمْ بِأَسْمَائِهِمْ فَلَمَّا أَنْبَأَهُمْ بِأَسْمَائِهِمْ قَالَ أَلَمْ أَقُلْ لَكُمْ إِنِّي أَعْلَمُ غَيْبَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَأَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا كُنتُمْ تَكْتُمُونَ |
Wa 'Idh Qulnā Lilmalā'ikati Asjudū Li'dama Fasajadū 'Illā 'Iblīsa 'Abá Wa Astakbara Wa Kāna Mina Al-Kāfirīna  | 002034.Hani meleklere, Adem için saygı ile eğilin demiştik de İblis hariçbütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış,büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştu. | وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلاَئِكَةِ اسْجُدُوا لِأدَمَ فَسَجَدُوا إِلاَّ إِبْلِيسَ أَبَى وَاسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِرِينَ |
Wa Qulnā Yā 'Ādamu Askun 'Anta Wa Zawjuka Al-Jannata Wa Kulā Minhā Raghadāan Ĥaythu Shi'tumā Wa Lā Taqrabā Hadhihi Ash-Shajarata Fatakūnā Mina Až-Žālimīna  | 002035.Dedik ki: Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğinizgibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerdenolursunuz. | وَقُلْنَا يَا آدَمُ اسْكُنْ أَنْتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ وَكُلاَ مِنْهَا رَغَداً حَيْثُ شِئْتُمَا وَلاَ تَقْرَبَا هَذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الظَّالِمِينَ |
Fa'azallahumā Ash-Shayţānu `Anhā Fa'akhrajahumā Mimmā Kānā Fīhi Wa Qulnā Ahbiţū Ba`đukum Liba`đin `Adūwun Wa Lakum Fī Al-'Arđi Mustaqarrun Wa Matā`un 'Ilá Ĥīnin  | 002036.Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulunduklarıkonumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, Birbirinize düşman olarak inin.Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır dedik. | فَأَزَلَّهُمَا الشَّيْطَانُ عَنْهَا فَأَخْرَجَهُمَا مِمَّا كَانَا فِيه ِِ وَقُلْنَا اهْبِطُوا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوّ ٌ وَلَكُمْ فِي الأَرْضِ مُسْتَقَرّ ٌ وَمَتَاع ٌ إِلَى حِين ٍ |
Fatalaqqá 'Ādamu Min Rabbihi Kalimātin Fatāba `Alayhi 'Innahu Huwa At-Tawwābu Ar-Raĥīmu  | 002037.Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarlaamel edip Rabbine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti.Şüphesiz o, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır. | فَتَلَقَّى آدَمُ مِنْ رَبِّه ِِ كَلِمَات ٍ فَتَابَ عَلَيْهِ إِنَّه ُُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ |
Qulnā Ahbiţū Minhā Jamī`āan Fa'immā Ya'tiyannakum Minnī Hudáan Faman Tabi`a Hudāya Falā Khawfun `Alayhim Wa Lā Hum Yaĥzanūna  | 002038.İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber)gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlarüzülmeyeceklerdir dedik. | قُلْنَا اهْبِطُوا مِنْهَا جَمِيعا ً فَإِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ مِنِّي هُدى ً فَمَنْ تَبِعَ هُدَايَ فَلاَ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلاَ هُمْ يَحْزَنُونَ |
Wa Al-Ladhīna Kafarū Wa Kadhdhabū Bi'āyātinā 'Ūlā'ika 'Aşĥābu An-Nāri Hum Fīhā Khālidūna  | 002039.İnkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlarcehennemliktir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. | وَالَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِآيَاتِنَا أُوْلَائِكَ أَصْحَابُ النَّارِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ |
Yā Banī 'Isrā'īla Adhkurū Ni`matiya Allatī 'An`amtu `Alaykum Wa 'Awfū Bi`ahdī 'Ūfi Bi`ahdikum Wa 'Īyāya Fārhabūni  | 002040.Ey İsrailoğulları !Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğinizsözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnızbenden korkun. | يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّتِي أَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَأَوْفُوا بِعَهْدِي أُوفِ بِعَهْدِكُمْ وَإِيَّايَ فَارْهَبُونِ |
Wa 'Āminū Bimā 'Anzaltu Muşaddiqāan Limā Ma`akum Wa Lā Takūnū 'Awwala Kāfirin Bihi Wa Lā Tashtarū Bi'āyātī Thamanāan Qalīlāan Wa 'Īyāya Fa Attaqūni  | 002041.Elinizdeki Tevratı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kurana) imanedin. Onu inkâr edenlerin ilki olmayın. Âyetlerimi az bir karşılığadeğişmeyin ve bana karşı gelmekten sakının. | وَآمِنُوا بِمَا أَنزَلْتُ مُصَدِّقا ً لِمَا مَعَكُمْ وَلاَ تَكُونُوا أَوَّلَ كَافِر ٍ بِه ِِ وَلاَ تَشْتَرُوا بِآيَاتِي ثَمَنا ً قَلِيلا ً وَإِيَّايَ فَاتَّقُونِ |
Wa Lā Talbisū Al-Ĥaqqa Bil-Bāţili Wa Taktumū Al-Ĥaqqa Wa 'Antum Ta`lamūna  | 002042.Hakkı bâtılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin. | وَلاَ تَلْبِسُوا الْحَقَّ بِالْبَاطِلِ وَتَكْتُمُوا الْحَقَّ وَأَنْتُمْ تَعْلَمُونَ |
Wa 'Aqīmū Aş-Şalāata Wa 'Ātū Az-Zakāata Wa Arka`ū Ma`a Ar-Rāki`īna  | 002043.Namazı kılın, zekatı verin. Rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin. | وَأَقِيمُوا الصَّلاَةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَارْكَعُوا مَعَ الرَّاكِعِينَ |
'Ata'murūna An-Nāsa Bil-Birri Wa Tansawna 'Anfusakum Wa 'Antum Tatlūna Al-Kitāba 'Afalā Ta`qilūna  | 002044.Siz Kitabı (Tevratı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutupbaşkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini)anlamıyor musunuz? | أَتَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبِرِّ وَتَنسَوْنَ أَنفُسَكُمْ وَأَنْتُمْ تَتْلُونَ الْكِتَابَ أَفَلاَ تَعْقِلُونَ |
Wa Asta`īnū Biş-Şabri Wa Aş-Şalāati Wa 'Innahā Lakabīratun 'Illā `Alá Al-Khāshi`īna  | 002045.Sabrederek ve namaz kılarak (Allahtan) yardım dileyin.Şüphesiznamaz, Allaha derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir. | وَاسْتَعِينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلاَةِ وَإِنَّهَا لَكَبِيرَة ٌ إِلاَّ عَلَى الْخَاشِعِينَ |
Al-Ladhīna Yažunnūna 'Annahum Mulāqū Rabbihim Wa 'Annahum 'Ilayhi Rāji`ūna  | 002046.Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten ona döneceklerini çok iyibilirler. | الَّذِينَ يَظُنُّونَ أَنَّهُمْ مُلاَقُو رَبِّهِمْ وَأَنَّهُمْ إِلَيْهِ رَاجِعُونَ |
Yā Banī 'Isrā'īla Adhkurū Ni`matiya Allatī 'An`amtu `Alaykum Wa 'Annī Fađđaltukum `Alá Al-`Ālamīna  | 002047.Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümleâleme üstün kıldığımı hatırlayın. | يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّتِي أَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَأَنِّي فَضَّلْتُكُمْ عَلَى الْعَالَمِينَ |
Wa Attaqū Yawmāan Lā Tajzī Nafsun `An Nafsin Shay'āan Wa Lā Yuqbalu Minhā Shafā`atun Wa Lā Yu'ukhadhu Minhā `Adlun Wa Lā Hum Yunşarūna  | 002048.Öyle bir günden sakının ki o gün hiç kimse bir başkası adına bir şeyödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidyealınmaz.Onlara yardım da edilmez. | وَاتَّقُوا يَوْما ً لاَ تَجْزِي نَفْسٌ عَنْ نَفْس ٍ شَيْئا ً وَلاَ يُقْبَلُ مِنْهَا شَفَاعَة ٌ وَلاَ يُؤْخَذُ مِنْهَا عَدْل ٌ وَلاَ هُمْ يُنصَرُونَ |
Wa 'Idh Najjaynākum Min 'Āli Fir`awna Yasūmūnakum Sū'a Al-`Adhābi Yudhabbiĥūna 'Abnā'akum Wa Yastaĥyūna Nisā'akum Wa Fī Dhālikum Balā'un Min Rabbikum `Ažīmun  | 002049.Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızıboğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden (gelen)büyük bir imtihan vardı. | وَإِذْ نَجَّيْنَاكُمْ مِنْ آلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُوءَ الْعَذَابِ يُذَبِّحُونَ أَبْنَاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَاءَكُمْ وَفِي ذَلِكُمْ بَلاَء ٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظِيم ٌ |
Wa 'Idh Faraqnā Bikumu Al-Baĥra Fa'anjaynākum Wa 'Aghraqnā 'Āla Fir`awna Wa 'Antum Tanžurūna  | 002050.Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önündeFiravun ailesini suda boğmuştuk. | وَإِذْ فَرَقْنَا بِكُمُ الْبَحْرَ فَأَنْجَيْنَاكُمْ وَأَغْرَقْنَا آلَ فِرْعَوْنَ وَأَنْتُمْ تَنظُرُونَ |
Wa 'Idh Wā`adnā Mūsá 'Arba`īna Laylatan Thumma Attakhadhtumu Al-`Ijla Min Ba`dihi Wa 'Antum Žālimūna  | 002051.Hani, biz Mûsâ ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onunardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz. | وَإِذْ وَاعَدْنَا مُوسَى أَرْبَعِينَ لَيْلَة ً ثُمَّ اتَّخَذْتُمُ الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِه ِِ وَأَنْتُمْ ظَالِمُونَ |
Thumma `Afawnā `Ankum Min Ba`di Dhālika La`allakum Tashkurūna  | 002052.Sonra bunun ardından şükredesiniz diye sizi affetmiştik. | ثُمَّ عَفَوْنَا عَنْكُمْ مِنْ بَعْدِ ذَلِكَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ |
Wa 'Idh 'Ātaynā Mūsá Al-Kitāba Wa Al-Furqāna La`allakum Tahtadūna  | 002053.Hani, doğru yolu tutasınız diye Mûsâya Kitabı (Tevratı) ve Furkanivermiştik. | وَإِذْ آتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَالْفُرْقَانَ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ |
Wa 'Idh Qāla Mūsá Liqawmihi Yā Qawmi 'Innakum Žalamtum 'Anfusakum Biāttikhādhikumu Al-`Ijla Fatūbū 'Ilá Bāri'ikum Fāqtulū 'Anfusakum Dhālikum Khayrun Lakum `Inda Bāri'ikum Fatāba `Alaykum 'Innahu Huwa At-Tawwābu Ar-Raĥīmu  | 002054.Mûsâ kavmine dedi ki: Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmeklekendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefisleriniziöldürün(kendinizi düzeltin). Bu, Yaratıcınız katında sizin için dahaiyidir. Böylece Allah da onların tövbesini kabul etti. Çünkü o, tövbeleriçok kabul edendir, çok merhametlidir. | وَإِذْ قَالَ مُوسَى لِقَوْمِه ِِ يَا قَوْمِ إِنَّكُمْ ظَلَمْتُمْ أَنفُسَكُمْ بِاتِّخَاذِكُمُ الْعِجْلَ فَتُوبُوا إِلَى بَارِئِكُمْ فَاقْتُلُوا أَنفُسَكُمْ ذَلِكُمْ خَيْر ٌ لَكُمْ عِنْدَ بَارِئِكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ إِنَّه ُُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ |
Wa 'Idh Qultum Yā Mūsá Lan Nu'umina Laka Ĥattá Nará Allāha Jahratan Fa'akhadhatkumu Aş-Şā`iqatu Wa 'Antum Tanžurūna  | 002055.Hani siz, Ey Mûsâ! Biz Allahı açıktan açığa görmedikçe sana aslainanmayız demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırımçarpmıştı. | وَإِذْ قُلْتُمْ يَا مُوسَى لَنْ نُؤْمِنَ لَكَ حَتَّى نَرَى اللَّهَ جَهْرَة ً فَأَخَذَتْكُمُ الصَّاعِقَةُ وَأَنْتُمْ تَنظُرُونَ |
Thumma Ba`athnākum Min Ba`di Mawtikum La`allakum Tashkurūna  | 002056.Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik. | ثُمَّ بَعَثْنَاكُمْ مِنْ بَعْدِ مَوْتِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ |
Wa Žallalnā `Alaykumu Al-Ghamāma Wa 'Anzalnā `Alaykumu Al-Manna Wa As-Salwá Kulū Min Ţayyibāti Mā Razaqnākum Wa Mā Žalamūnā Wa Lakin Kānū 'Anfusahum Yažlimūna  | 002057.Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcınindirdik. Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin (dedik).Onlar (verdiğimiz nimetlere nankörlük etmekle) bize zulmetmediler fakat,kendilerine zulmediyorlardı. | وَظَلَّلْنَا عَلَيْكُمُ الْغَمَامَ وَأَنزَلْنَا عَلَيْكُمُ الْمَنَّ وَالسَّلْوَى كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ وَمَا ظَلَمُونَا وَلَكِنْ كَانُوا أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ |
Wa 'Idh Qulnā Adkhulū Hadhihi Al-Qaryata Fakulū Minhā Ĥaythu Shi'tum Raghadāan Wa Adkhulū Al-Bāba Sujjadāan Wa Qūlū Ĥiţţatun Naghfir Lakum Khaţāyākum Wa Sanazīdu Al-Muĥsinīna  | 002058.Hani, Şu memleketegirin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısındaneğilerek tevazu ile girin ve hıtta! (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz desizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasınıvereceğiz demiştik. | وَإِذْ قُلْنَا ادْخُلُوا هَذِهِ الْقَرْيَةَ فَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ رَغَدا ً وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدا ً وَقُولُوا حِطَّة ٌ نَغْفِرْ لَكُمْ خَطَايَاكُمْ وَسَنَزِيدُ الْمُحْسِنِينَ |
Fabaddala Al-Ladhīna Žalamū Qawlāan Ghayra Al-Ladhī Qīla Lahum Fa'anzalnā `Alá Al-Ladhīna Žalamū Rijzāan Mina As-Samā'i Bimā Kānū Yafsuqūna  | 002059.Derken, onların içindeki zalimler, sözü kendilerine söylenenden başkaşekle soktular. Biz de haktan ayrılmaları sebebiyle o zalimlere gökten birazap indirdik.12 | فَبَدَّلَ الَّذِينَ ظَلَمُوا قَوْلاً غَيْرَ الَّذِي قِيلَ لَهُمْ فَأَنزَلْنَا عَلَى الَّذِينَ ظَلَمُوا رِجْزا ً مِنَ السَّمَاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ |
Wa 'Idh Astasqá Mūsá Liqawmihi Faqulnā Ađrib Bi`aşāka Al-Ĥajara Fānfajarat Minhu Athnatā `Ashrata `Aynāan Qad `Alima Kullu 'Unāsin Mashrabahum Kulū Wa Ashrabū Min Rizqi Allāhi Wa Lā Ta`thaw Fī Al-'Arđi Mufsidīna  | 002060.Hani, Mûsâ kavmi için su dilemişti. Biz de, Asanı kayaya vurdemiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağıpınarı bilmişti. Allahın rızkından yiyin, için. Yalnız, yeryüzündebozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın demiştik. | وَإِذْ اسْتَسْقَى مُوسَى لِقَوْمِه ِِ فَقُلْنَا اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْحَجَرَ فَانفَجَرَتْ مِنْهُ اثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْنا ً قَدْ عَلِمَ كُلُّ أُنَاس ٍ مَشْرَبَهُمْ كُلُوا وَاشْرَبُوا مِنْ رِزْقِ اللَّهِ وَلاَ تَعْثَوْا فِي الأَرْضِ مُفْسِدِينَ |
Wa 'Idhi Qultum Yā Mūsá Lan Naşbira `Alá Ţa`āmin Wāĥidin Fād`u Lanā Rabbaka Yukhrij Lanā Mimmā Tunbitu Al-'Arđu Min Baqlihā Wa Qiththā'ihā Wa Fūmihā Wa `Adasihā Wa Başalihā Qāla 'Atastabdilūna Al-Ladhī Huwa 'Adná Bial-Ladhī Huwa Khayrun Ahbiţū Mişrāan Fa'inna Lakum Mā Sa'altum Wa Đuribat `Alayhimu Adh-Dhillatu Wa Al-Maskanatu Wa Bā'ū Bighađabin Mina Allāhi Dhālika Bi'annahum Kānū Yakfurūna Bi'āyāti Allāhi Wa Yaqtulūna An-Nabīyīna Bighayri Al-Ĥaqqi Dhālika Bimā `Aşaw Wa Kānū Ya`tadūna  | 002061.Hani, Ey Mûsâ! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizimiçin Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak,mercimek, soğan versin demiştiniz. O da size, İyi olanı düşük olanladeğiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz oradavar demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allahıngazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allahın âyetlerini inkârediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütünbunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı. | وَإِذِ قُلْتُمْ يَا مُوسَى لَنْ نَصْبِرَ عَلَى طَعَام ٍ وَاحِد ٍ فَادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُخْرِجْ لَنَا مِمَّا تُنْبِتُ الأَرْضُ مِنْ بَقْلِهَا وَقِثَّائِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَا قَالَ أَتَسْتَبْدِلُونَ الَّذِي هُوَ أَدْنَى بِالَّذِي هُوَ خَيْر ٌ اهْبِطُوا مِصْرا ً فَإِنَّ لَكُمْ مَا سَأَلْتُمْ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ وَالْمَسْكَنَةُ وَبَاءُوا بِغَضَب ٍ مِنَ اللَّهِ ذَلِكَ بِأَنَّهُمْ كَانُوا يَكْفُرُونَ بِآيَاتِ اللَّهِ وَيَقْتُلُونَ النَّبِيِّينَ بِغَيْرِ الْحَقِّ ذَلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ |
'Inna Al-Ladhīna 'Āmanū Wa Al-Ladhīna Hādū Wa An-Naşārá Wa Aş-Şābi'īna Man 'Āmana Billāhi Wa Al-Yawmi Al-'Ākhiri Wa `Amila Şāliĥāan Falahum 'Ajruhum `Inda Rabbihim Wa Lā Khawfun `Alayhim Wa Lā Hum Yaĥzanūna  | 002062.Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile, Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sâbiîlerden(her bir grubun kendi şeriatında) Allaha ve ahiret gününe inanan ve salihameller işleyenler için Rableri katında mükafat vardır; onlar korkuyauğramayacaklar, mahzun da olmayacaklardır (diye hükmedilmiştir).14 | إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَالَّذِينَ هَادُوا وَالنَّصَارَى وَالصَّابِئِينَ مَنْ آمَنَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ وَعَمِلَ صَالِحا ً فَلَهُمْ أَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَلاَ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلاَ هُمْ يَحْزَنُونَ |
Wa 'Idh 'Akhadhnā Mīthāqakum Wa Rafa`nā Fawqakumu Aţ-Ţūra Khudhū Mā 'Ātaynākum Biqūwatin Wa Adhkurū Mā Fīhi La`allakum Tattaqūna  | 002063.Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış,Tûr dağını da tepenize dikmiş ve Sakınasınız diye, size verdiğimizKitabı sıkı tutun, onun içindekileri düşünün (gafil olmayın) demiştik. | وَإِذْ أَخَذْنَا مِيثَاقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ الطُّورَ خُذُوا مَا آتَيْنَاكُمْ بِقُوَّة ٍ وَاذْكُرُوا مَا فِيه ِِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ |
Thumma Tawallaytum Min Ba`di Dhālika Falawlā Fađlu Allāhi `Alaykum Wa Raĥmatuhu Lakuntum Mina Al-Khāsirīna  | 002064.Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allahın bol nimeti ve merhametiolmasaydı herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz. | ثُمَّ تَوَلَّيْتُمْ مِنْ بَعْدِ ذَلِكَ فَلَوْلاَ فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُه ُُ لَكُنتُمْ مِنَ الْخَاسِرِينَ |
Wa Laqad `Alimtumu Al-Ladhīna A`tadaw Minkum Fī As-Sabti Faqulnā Lahum Kūnū Qiradatan Khāsi'īna  | 002065.Şüphesiz siz, içinizden Cumartesi yasağıniçiğneyenleri bilirsiniz.Biz onlara, Aşağılık maymunlar olun demiştik. | وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ الَّذِينَ اعْتَدَوْا مِنْكُمْ فِي السَّبْتِ فَقُلْنَا لَهُمْ كُونُوا قِرَدَةً خَاسِئِينَ |
Faja`alnāhā Nakālāan Limā Bayna Yadayhā Wa Mā Khalfahā Wa Maw`ižatan Lilmuttaqīna  | 002066.Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret veAllaha karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.16 | فَجَعَلْنَاهَا نَكَالا ً لِمَا بَيْنَ يَدَيْهَا وَمَا خَلْفَهَا وَمَوْعِظَة ً لِلْمُتَّقِينَ |
Wa 'Idh Qāla Mūsá Liqawmihi 'Inna Allāha Ya'murukum 'An Tadhbaĥū Baqaratan Qālū 'Atattakhidhunā Huzūan Qāla 'A`ūdhu Billāhi 'An 'Akūna Mina Al-Jāhilīn  | 002067.Hani Mûsâ kavmine, Allah size bir sığır kesmenizi emrediyor demişti.Onlar da, Sen bizimle eğleniyor musun? demişlerdi. Mûsâ, Kendini bilmezcahillerden olmaktan Allaha sığınırım demişti.17 | وَإِذْ قَالَ مُوسَى لِقَوْمِهِ~ِ إِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُكُمْ أَنْ تَذْبَحُوا بَقَرَة ً قَالُوا أَتَتَّخِذُنَا هُزُوا ً قَالَ أَعُوذُ بِاللَّهِ أَنْ أَكُونَ مِنَ الْجَاهِلِين |
Qālū Ad`u Lanā Rabbaka Yubayyin Lanā Mā Hiya Qāla 'Innahu Yaqūlu 'Innahā Baqaratun Lā Fāriđun Wa Lā Bikrun `Awānun Bayna Dhālika Fāf`alū Mā Tu'umarūna  | 002068.Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bizeaçıklasın. dediler. Mûsâ şöyle dedi: Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, nekörpe, ikisi arası bir sığırdır. Haydi emrolunduğunuz işi yapın. | قَالُوا ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّنْ لَنَا مَا هِيَ قَالَ إِنَّه ُُ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَة ٌ لاَ فَارِض ٌ وَلاَ بِكْرٌ عَوَان ٌ بَيْنَ ذَلِكَ فَافْعَلُوا مَا تُؤْمَرُونَ |
Qālū Ad`u Lanā Rabbaka Yubayyin Lanā Mā Lawnuhā Qāla 'Innahu Yaqūlu 'Innahā Baqaratun Şafrā'u Fāqi`un Lawnuhā Tasurru An-Nāžirīna  | 002069.Onlar, Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın dediler.Mûsâ şöyle dedi: Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içiniaçan bir sığırdır dedi. | قَالُوا ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّنْ لَنَا مَا لَوْنُهَا قَالَ إِنَّه ُُ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَة ٌ صَفْرَاءُ فَاقِع ٌ لَوْنُهَا تَسُرُّ النَّاظِرِينَ |
Qālū Ad`u Lanā Rabbaka Yubayyin Lanā Mā Hiya 'Inna Al-Baqara Tashābaha `Alaynā Wa 'Innā 'In Shā'a Allāhu Lamuhtadūna  | 002070.Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın.Çünkü sığırlar, bizce, birbirlerine benzemektedir. Ama Allah dilerse elbetbuluruz dediler. | قَالُوا ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّنْ لَنَا مَا هِيَ إِنَّ الْبَقَرَ تَشَابَه ََ عَلَيْنَا وَإِنَّا إِنْ شَاءَ اللَّهُ لَمُهْتَدُونَ |
Qāla 'Innahu Yaqūlu 'Innahā Baqaratun Lā Dhalūlun Tuthīru Al-'Arđa Wa Lā Tasqī Al-Ĥartha Musallamatun Lā Shiyata Fīhā Qālū Al-'Āna Ji'ta Bil-Ĥaqqi Fadhabaĥūhā Wa Mā Kādū Yaf`alūna  | 002071.Mûsâ şöyle dedi: Rabbim diyor ki, o; çift sürmek, ekin sulamak içinboyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır.Onlar, İşte, şimdi tam doğrusunu bildirdin dediler. Nihayet o sığırıkestiler. Neredeyse bunu yapmayacaklardı. | قَالَ إِنَّه ُُ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَة ٌ لاَ ذَلُول ٌ تُثِيرُ الأَرْضَ وَلاَ تَسْقِي الْحَرْثَ مُسَلَّمَة ٌ لاَ شِيَةَ فِيهَا قَالُوا الآنَ جِئْتَ بِالْحَقِّ فَذَبَحُوهَا وَمَا كَادُوا يَفْعَلُونَ |
Wa 'Idh Qataltum Nafsāan Fa Addāra'tum Fīhā Wa Allāhu Mukhrijun Mā Kuntum Taktumūna  | 002072.Hani, bir kimseyi öldürmüştünüz de suçu birbirinizin üstüne atmıştınız.Halbuki Allah gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktı. | وَإِذْ قَتَلْتُمْ نَفْسا ً فَادَّارَأْتُمْ فِيهَا وَاللَّهُ مُخْرِج ٌ مَا كُنتُمْ تَكْتُمُونَ |
Faqulnā Ađribūhu Biba`đihā Kadhālika Yuĥyī Allāhu Al-Mawtá Wa Yurīkum 'Āyātihi La`allakum Ta`qilūna  | 002073.Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun dedik. (Denileni yaptılar veölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diyemucizelerini de size böyle gösterir. | فَقُلْنَا اضْرِبُوه ُُ بِبَعْضِهَا كَذَلِكَ يُحْيِي اللَّهُ الْمَوْتَى وَيُرِيكُمْ آيَاتِه ِِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ |
Thumma Qasat Qulūbukum Min Ba`di Dhālika Fahiya Kālĥijārati 'Aw 'Ashaddu Qaswatan Wa 'Inna Mina Al-Ĥijārati Lamā Yatafajjaru Minhu Al-'Anhāru Wa 'Inna Minhā Lamā Yashshaqqaqu Fayakhruju Minhu Al-Mā'u Wa 'Inna Minhā Lamā Yahbiţu Min Khashyati Allāhi Wa Mā Allāhu Bighāfilin `Ammā Ta`malūna  | 002074.Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı, taş gibi; hatta dahakatı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır kiyarılır da içinden sular çıkar. Taş da vardır ki, Allah korkusuyla(yerinden kopup) düşer. Allah yaptıklarınızdan hiçbir zaman habersizdeğildir. | ثُمَّ قَسَتْ قُلُوبُكُمْ مِنْ بَعْدِ ذَلِكَ فَهِيَ كَالْحِجَارَةِ أَوْ أَشَدُّ قَسْوَة ً وَإِنَّ مِنَ الْحِجَارَةِ لَمَا يَتَفَجَّرُ مِنْهُ الأَنْهَارُ وَإِنَّ مِنْهَا لَمَا يَشَّقَّقُ فَيَخْرُجُ مِنْهُ الْمَاءُ وَإِنَّ مِنْهَا لَمَا يَهْبِطُ مِنْ خَشْيَةِ اللَّهِ وَمَا اللَّهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ |
'Afataţma`ūna 'An Yu'uminū Lakum Wa Qad Kāna Farīqun Minhum Yasma`ūna Kalāma Allāhi Thumma Yuĥarrifūnahu Min Ba`di Mā `Aqalūhu Wa Hum Ya`lamūna  | 002075.Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, Allahın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile biletahrif ederlerdi.18 | أَفَتَطْمَعُونَ أَنْ يُؤْمِنُوا لَكُمْ وَقَدْ كَانَ فَرِيق ٌ مِنْهُمْ يَسْمَعُونَ كَلاَمَ اللَّهِ ثُمَّ يُحَرِّفُونَه ُُ مِنْ بَعْدِ مَا عَقَلُوه ُُ وَهُمْ يَعْلَمُونَ |
Wa 'Idhā Laqū Al-Ladhīna 'Āmanū Qālū 'Āmannā Wa 'Idhā Khalā Ba`đuhum 'Ilá Ba`đin Qālū 'Atuĥaddithūnahum Bimā Fataĥa Allāhu `Alaykum Liyuĥājjūkum Bihi `Inda Rabbikum 'Afalā Ta`qilūna  | 002076.Onlar iman edenlerle karşılaşınca, İman ettik derler. Birbirleriylebaş başa kaldıklarında da şöyle derler: Rabbinizin huzurunda delil olarakkullanıp sizi sustursunlar diye mi, Allahın (Tevratta) sizebildirdiklerini onlara söylüyorsunuz? (Bu kadarcık şeye) akıl erdiremiyormusunuz? | وَإِذَا لَقُوا الَّذِينَ آمَنُوا قَالُوا آمَنَّا وَإِذَا خَلاَ بَعْضُهُمْ إِلَى بَعْض ٍ قَالُوا أَتُحَدِّثُونَهُمْ بِمَا فَتَحَ اللَّهُ عَلَيْكُمْ لِيُحَاجُّوكُمْ بِه ِِ عِنْدَ رَبِّكُمْ أَفَلاَ تَعْقِلُونَ |
'Awalā Ya`lamūna 'Anna Allāha Ya`lamu Mā Yusirrūna Wa Mā Yu`linūna  | 002077.Onlar bilmiyorlar mı ki, Allah onların gizli tuttuklarını da bilir, açığavurduklarını da. | أَوَلاَ يَعْلَمُونَ أَنَّ اللَّهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ |
Wa Minhum 'Ummīyūna Lā Ya`lamūna Al-Kitāba 'Illā 'Amānīya Wa 'In Hum 'Illā Yažunnūna  | 002078.Bunların bir de ümmîtakımı vardır; Kitabı (Tevratı) bilmezler.Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zandabulunurlar. | وَمِنْهُمْ أُمِّيُّونَ لاَ يَعْلَمُونَ الْكِتَابَ إِلاَّ أَمَانِيَّ وَإِنْ هُمْ إِلاَّ يَظُنُّونَ |
Fawaylun Lilladhīna Yaktubūna Al-Kitāba Bi'aydīhim Thumma Yaqūlūna Hādhā Min `Indi Allāhi Liyashtarū Bihi Thamanāan Qalīlāan Fawaylun Lahum Mimmā Katabat 'Aydīhim Wa Waylun Lahum Mimmā Yaksibūna  | 002079.Vay o kimselere ki, elleriyle Kitabı yazarlar, sonra da onu az birkarşılığa değişmek için, Bu, Allahın katındandır derler. Vay ellerininyazdıklarından ötürü onların haline! Vay kazandıklarından dolayı onlarınhaline! | فَوَيْل ٌ لِلَّذِينَ يَكْتُبُونَ الْكِتَابَ بِأَيْدِيهِمْ ثُمَّ يَقُولُونَ هَذَا مِنْ عِنْدِ اللَّهِ لِيَشْتَرُوا بِه ِِ ثَمَنا ً قَلِيلا ً فَوَيْل ٌ لَهُمْ مِمَّا كَتَبَتْ أَيْدِيهِمْ وَوَيْل ٌ لَهُمْ مِمَّا يَكْسِبُونَ |
Wa Qālū Lan Tamassanā An-Nāru 'Illā 'Ayyāmāan Ma`dūdatan Qul 'Āttakhadhtum `Inda Allāhi `Ahdāan Falan Yukhlifa Allāhu `Ahdahu 'Am Taqūlūna `Alá Allāhi Mā Lā Ta`lamūna  | 002080.Bir de dediler ki: Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asladokunmayacaktır. Sen onlara de ki: Siz bunun için Allahtan söz müaldınız? -Eğer böyle ise, Allah verdiği sözden dönmez-. Yoksa siz Allahakarşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz? | وَقَالُوا لَنْ تَمَسَّنَا النَّارُ إِلاَّ أَيَّاما ً مَعْدُودَة ً قُلْ أَاتَّخَذْتُمْ عِنْدَ اللَّهِ عَهْدا ً فَلَنْ يُخْلِفَ اللَّهُ عَهْدَهُ~ُ أَمْ تَقُولُونَ عَلَى اللَّهِ مَا لاَ تَعْلَمُونَ |
Balá Man Kasaba Sayyi'atan Wa 'Aĥāţat Bihi Khaţī'atuhu Fa'ūlā'ika 'Aşĥābu An-Nāri Hum Fīhā Khālidūna  | 002081.Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş)olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedikalacaklardır. | بَلَى مَنْ كَسَبَ سَيِّئَة ً وَأَحَاطَتْ بِه ِِ خَطِيئَتُه ُُ فَأُوْلَائِكَ أَصْحَابُ النَّارِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ |
Wa Al-Ladhīna 'Āmanū Wa `Amilū Aş-Şāliĥāti 'Ūlā'ika 'Aşĥābu Al-Jannati Hum Fīhā Khālidūna  | 002082.İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar oradaebedi kalacaklardır. | وَالَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ أُوْلَائِكَ أَصْحَابُ الْجَنَّةِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ |
Wa 'Idh 'Akhadhnā Mīthāqa Banī 'Isrā'īla Lā Ta`budūna 'Illā Allāha Wa Bil-Wālidayni 'Iĥsānāan Wa Dhī Al-Qurbá Wa Al-Yatāmá Wa Al-Masākīni Wa Qūlū Lilnnāsi Ĥusnāan Wa 'Aqīmū Aş-Şalāata Wa 'Ātū Az-Zakāata Thumma Tawallaytum 'Illā Qalīlāan Minkum Wa 'Antum Mu`riđūna  | 002083.Hani, biz İsrailoğullarından, Allahtan başkasına ibadetetmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilikedeceksiniz, herkese güzel sözler söyleyeceksiniz, namazı kılacaksınız,zekatı vereceksiniz diye söz almıştık. Sonra pek azınız hariç, yüzçevirerek sözünüzden döndünüz. | وَإِذْ أَخَذْنَا مِيثَاقَ بَنِي إِسْرَائِيلَ لاَ تَعْبُدُونَ إِلاَّ اللَّهَ وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَانا ً وَذِي الْقُرْبَى وَالْيَتَامَى وَالْمَسَاكِينِ وَقُولُوا لِلنَّاسِ حُسْنا ً وَأَقِيمُوا الصَّلاَةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ ثُمَّ تَوَلَّيْتُمْ إِلاَّ قَلِيلا ً مِنْكُمْ وَأَنْتُمْ مُعْرِضُونَ |
Wa 'Idh 'Akhadhnā Mīthāqakum Lā Tasfikūna Dimā'akum Wa Lā Tukhrijūna 'Anfusakum Min Diyārikum Thumma 'Aqrartum Wa 'Antum Tash/hadūna  | 002084.Hani, Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdançıkarmayacaksınız diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabuletmiştiniz. Kendiniz de buna hâlâ şahitlik etmektesiniz. | وَإِذْ أَخَذْنَا مِيثَاقَكُمْ لاَ تَسْفِكُونَ دِمَاءَكُمْ وَلاَ تُخْرِجُونَ أَنفُسَكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ ثُمَّ أَقْرَرْتُمْ وَأَنْتُمْ تَشْهَدُونَ |
Thumma 'Antum Hā'uulā' Taqtulūna 'Anfusakum Wa Tukhrijūna Farīqāan Minkum Min Diyārihim Tažāharūna `Alayhim Bil-'Ithmi Wa Al-`Udwāni Wa 'In Ya'tūkum 'Usārá Tufādūhum Wa Huwa Muĥarramun `Alaykum 'Ikhrājuhum 'A Fatu'uminūna Biba`đi Al-Kitābi Wa Takfurūna Biba`đin Famā Jazā'u Man Yaf`alu Dhālika Minkum 'Illā Khizyun Fī Al-Ĥayāati Ad-Dunyā Wa Yawma Al-Qiyāmati Yuraddūna 'Ilá 'Ashaddi Al-`Adhābi Wa Mā Allāhu Bighāfilin `Ammā Ta`malūna  | 002085.Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük vezulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarındançıkaran, size esir olarak geldiklerinde ise, fidye verip kendilerinikurtaran kimselersiniz. Yoksa siz Kitabın (Tevratın) bir kısmına inanıp,bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Artık sizden bunu yapanın cezası, dünyahayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise onlarazabın en şiddetlisine uğratılırlar. Çünkü Allah yaptıklarınızdan habersizdeğildir. | ثُمَّ أَنْتُمْ هَاؤُلاَء تَقْتُلُونَ أَنفُسَكُمْ وَتُخْرِجُونَ فَرِيقا ً مِنْكُمْ مِنْ دِيَارِهِمْ تَظَاهَرُونَ عَلَيْهِمْ بِالإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَإِنْ يَأْتُوكُمْ أُسَارَى تُفَادُوهُمْ وَهُوَ مُحَرَّمٌ عَلَيْكُمْ إِخْرَاجُهُمْ أَ فَتُؤْمِنُونَ بِبَعْضِ الْكِتَابِ وَتَكْفُرُونَ بِبَعْض ٍ فَمَا جَزَاءُ مَنْ يَفْعَلُ ذَلِكَ مِنْكُمْ إِلاَّ خِزْي ٌ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَيَوْمَ الْقِيَامَةِ يُرَدُّونَ إِلَى أَشَدِّ الْعَذَابِ وَمَا اللَّهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ |
'Ūlā'ika Al-Ladhīna Ashtaraw Al-Ĥayāata Ad-Dunyā Bil-'Ākhirati Falā Yukhaffafu `Anhumu Al-`Adhābu Wa Lā Hum Yunşarūna  | 002086.Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artıkbunlardan azap hiç hafifletilmez. Onlara yardım da edilmez. | أُوْلَائِكَ الَّذِينَ اشْتَرَوُا الْحَيَاةَ الدُّنْيَا بِالآخِرَةِ فَلاَ يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلاَ هُمْ يُنصَرُونَ |
Wa Laqad 'Ātaynā Mūsá Al-Kitāba Wa Qaffaynā Min Ba`dihi Bir-Rusuli Wa 'Ātaynā `Īsá Abna Maryama Al-Bayyināti Wa 'Ayyadnāhu Birūĥi Al-Qudusi 'Afakullamā Jā'akum Rasūlun Bimā Lā Tahwá 'Anfusukum Astakbartum Fafarīqāan Kadhdhabtum Wa Farīqāan Taqtulūn  | 002087.Andolsun, Mûsâya Kitabı (Tevratı) verdik. Ondan sonra ardardapeygamberler gönderdik. Meryemoğlu İsaya mucizeler verdik. OnuRuhul-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Size herhangi bir peygamber,hoşunuza gitmeyen bir şey getirdikçe, kibirlenip (onların) bir kısmınıyalanlayıp bir kısmını da öldürmediniz mi? | وَلَقَدْ آتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَقَفَّيْنَا مِنْ بَعْدِه ِِ بِالرُّسُلِ وَآتَيْنَا عِيسَى ابْنَ مَرْيَمَ الْبَيِّنَاتِ وَأَيَّدْنَاه ُُ بِرُوحِ الْقُدُسِ أَفَكُلَّمَا جَاءَكُمْ رَسُول ٌ بِمَا لاَ تَهْوَى أَنفُسُكُمْ اسْتَكْبَرْتُمْ فَفَرِيقا ً كَذَّبْتُمْ وَفَرِيقا ً تَقْتُلُون |
Wa Qālū Qulūbunā Ghulfun Bal La`anahumu Allāhu Bikufrihim Faqalīlāan Mā Yu'uminūna  | 002088.Kalplerimiz muhafazalıdır dediler. Öyle değil. İnkarları sebebiyleAllah onları lânetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.20 | وَقَالُوا قُلُوبُنَا غُلْف ٌ بَلْ لَعَنَهُمُ اللَّهُ بِكُفْرِهِمْ فَقَلِيلا ً مَا يُؤْمِنُونَ |
Wa Lammā Jā'ahum Kitābun Min `Indi Allāhi Muşaddiqun Limā Ma`ahum Wa Kānū Min Qablu Yastaftiĥūna `Alá Al-Ladhīna Kafarū Falammā Jā'ahum Mā `Arafū Kafarū Bihi Fala`natu Allāhi `Alá Al-Kāfirīna  | 002089.Kendilerine ellerindekini (Tevratı) tasdik eden bir kitap (Kuran) gelince onuinkar ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkarcılara(Arap müşriklerine) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrattan) tanıyıp bildikleri(bu peygamber) kendilerine gelince ise onu inkar ettiler. Allahın lânetiinkarcıların üzerine olsun. | وَلَمَّا جَاءَهُمْ كِتَاب ٌ مِنْ عِنْدِ اللَّهِ مُصَدِّق ٌ لِمَا مَعَهُمْ وَكَانُوا مِنْ قَبْلُ يَسْتَفْتِحُونَ عَلَى الَّذِينَ كَفَرُوا فَلَمَّا جَاءَهُمْ مَا عَرَفُوا كَفَرُوا بِه ِِ فَلَعْنَةُ اللَّهِ عَلَى الْكَافِرِينَ |
Bi'sa Mā Ashtaraw Bihi 'Anfusahum 'An Yakfurū Bimā 'Anzala Allāhu Baghyāan 'An Yunazzila Allāhu Min Fađlih `Alá Man Yashā'u Min `Ibādihi Fabā'ū Bighađabin `Alá Ghađabin Wa Lilkāfirīna `Adhābun Muhīnun  | 002090.Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyleAllahın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmelerine kötüdür! Bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. İnkâr edenlerealçaltıcı bir azap vardır. | بِئْسَ مَا اشْتَرَوْا بِهِ~ِ أَنفُسَهُمْ أَنْ يَكْفُرُوا بِمَا أَنزَلَ اللَّهُ بَغْياً أَنْ يُنَزِّلَ اللَّهُ مِنْ فَضْلِه عَلَى مَنْ يَشَاءُ مِنْ عِبَادِه ِِ فَبَاءُوا بِغَضَبٍ عَلَى غَضَب ٍ وَلِلْكَافِرِينَ عَذَاب ٌ مُهِين ٌ |
Wa 'Idhā Qīla Lahum 'Āminū Bimā 'Anzala Allāhu Qālū Nu'uminu Bimā 'Unzila `Alaynā Wa Yakfurūna Bimā Warā'ahu Wa Huwa Al-Ĥaqqu Muşaddiqāan Limā Ma`ahum Qul Falima Taqtulūna 'Anbiyā'a Allāhi Min Qablu 'In Kuntum Mu'uminīna  | 002091.Onlara, Allahın indirdiğine (Kurana) iman edin denilince, Bizsadece bize indirilene (Tevrata) inanırız deyip, ondan sonra geleni(Kuranı) inkâr ederler. Halbuki o ellerinde bulunanı (Tevratı) tasdikeden hak bir kitaptır. De ki, Eğer inanan kimseler idiyseniz daha önceniçin Allahın peygamberlerini öldürüyordunuz? | وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ آمِنُوا بِمَا أَنزَلَ اللَّهُ قَالُوا نُؤْمِنُ بِمَا أُنزِلَ عَلَيْنَا وَيَكْفُرُونَ بِمَا وَرَاءَه ُُ وَهُوَ الْحَقُّ مُصَدِّقا ً لِمَا مَعَهُمْ قُلْ فَلِمَ تَقْتُلُونَ أَنْبِيَاءَ اللَّهِ مِنْ قَبْلُ إِنْ كُنتُمْ مُؤْمِنِينَ |
Wa Laqad Jā'akum Mūsá Bil-Bayyināti Thumma Attakhadhtumu Al-`Ijla Min Ba`dihi Wa 'Antum Žālimūna  | 002092.Andolsun, Mûsâ size açık mucizeler getirmişti de, arkasından sizlernefislerinize zulüm ederek buzağıyı ilah edinmiştiniz. | وَلَقَدْ جَاءَكُمْ مُوسَى بِالْبَيِّنَاتِ ثُمَّ اتَّخَذْتُمُ الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِه ِِ وَأَنْتُمْ ظَالِمُونَ |
Wa 'Idh 'Akhadhnā Mīthāqakum Wa Rafa`nā Fawqakumu Aţ-Ţūra Khudhū Mā 'Ātaynākum Biqūwatin Wa Asma`ū Qālū Sami`nā Wa `Aşaynā Wa 'Ushribū Fī Qulūbihimu Al-`Ijla Bikufrihim Qul Bi'samā Ya'murukum Bihi 'Īmānukum 'In Kuntum Mu'uminīna  | 002093.Hani, Tûru tepenize dikerek sizden söz almıştık, Size verdiğimizKitaba sımsıkı sarılın; ona kulak verin demiştik. Onlar, Dinledik,karşı geldik2demişlerdi. İnkârları yüzünden buzağı sevgisi onlarınkalplerine sindirilmişti. Onlara de ki (Tevrata beslediğinizi iddiaettiğiniz) imanınızın size emrettiği şey ne kötüdür, eğer inanankimselerseniz! | وَإِذْ أَخَذْنَا مِيثَاقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ الطُّورَ خُذُوا مَا آتَيْنَاكُمْ بِقُوَّة ٍ وَاسْمَعُوا قَالُوا سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا وَأُشْرِبُوا فِي قُلُوبِهِمُ الْعِجْلَ بِكُفْرِهِمْ قُلْ بِئْسَمَا يَأْمُرُكُمْ بِهِ~ِ إِيمَانُكُمْ إِنْ كُنتُمْ مُؤْمِنِينَ |
Qul 'In Kānat Lakumu Ad-Dāru Al-'Ākhiratu `Inda Allāhi Khālişatan Min Dūni An-Nāsi Fatamannaw Al-Mawta 'In Kuntum Şādiqīna  | 002094.De ki: Eğer (iddia ettiğiniz gibi) Allah katındaki ahiret yurdu (cennet) diğerinsanlar için değil de, yalnız sizinse ve doğru söyleyenler iseniz haydi ölümütemenni edin! | قُلْ إِنْ كَانَتْ لَكُمُ الدَّارُ الآخِرَةُ عِنْدَ اللَّهِ خَالِصَة ً مِنْ دُونِ النَّاسِ فَتَمَنَّوْا الْمَوْتَ إِنْ كُنتُمْ صَادِقِينَ |
Wa Lan Yatamannawhu 'Abadāan Bimā Qaddamat 'Aydīhim Wa Allāhu `Alīmun Biž-Žālimīna  | 002095.Fakat kendi elleriyle önceden yaptıkları işler yüzünden ölümü hiçbirzaman temenni edemezler. Allah o zalimleri hakkıyla bilendir. | وَلَنْ يَتَمَنَّوْهُ أَبَدا ً بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيهِمْ وَاللَّهُ عَلِيم ٌ بِالظَّالِمِينَ |
Wa Latajidannahum 'Aĥraşa An-Nāsi `Alá Ĥayāatin Wa Mina Al-Ladhīna 'Ashrakū Yawaddu 'Aĥaduhum Law Yu`ammaru 'Alfa Sanatin Wa Mā Huwa Bimuzaĥziĥihi Mina Al-`Adhābi 'An Yu`ammara Wa Allāhu Başīrun Bimā Ya`malūna  | 002096.Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allaha ortakkoşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri binyıl yaşamak ister. Halbuki uzun yaşamak onları azaptan kurtaracakdeğildir. Allah onların bütün işlediklerini görür. | وَلَتَجِدَنَّهُمْ أَحْرَصَ النَّاسِ عَلَى حَيَاة ٍ وَمِنَ الَّذِينَ أَشْرَكُوا يَوَدُّ أَحَدُهُمْ لَوْ يُعَمَّرُ أَلْفَ سَنَة ٍ وَمَا هُوَ بِمُزَحْزِحِه ِِ مِنَ الْعَذَابِ أَنْ يُعَمَّرَ وَاللَّهُ بَصِير ٌ بِمَا يَعْمَلُونَ |
Qul Man Kāna `Adūwāan Lijibrīla Fa'innahu Nazzalahu `Alá Qalbika Bi'idhni Allāhi Muşaddiqāan Limā Bayna Yadayhi Wa Hudáan Wa Bushrá Lilmu'uminīna  | 002097.De ki: Her kim Cebraile düşman ise, bilsin ki o, Allahın izni ileKuranı; önceki kitapları doğrulayıcı, müminler için de bir hidayetrehberi ve müjde verici olarak senin kalbine indirmiştir. | قُلْ مَنْ كَانَ عَدُوّا ً لِجِبْرِيلَ فَإِنَّه ُُ نَزَّلَه ُُ عَلَى قَلْبِكَ بِإِذْنِ اللَّهِ مُصَدِّقا ً لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَهُدى ً وَبُشْرَى لِلْمُؤْمِنِينَ |
Man Kāna `Adūwāan Lillāhi Wa Malā'ikatihi Wa Rusulihi Wa Jibrīla Wa Mīkāla Fa'inna Allāha `Adūwun Lilkāfirīna  | 002098.Her kim Allaha, meleklerine, peygamberlerine, Cebraile ve Mîkâiledüşman olursa bilsin ki, Allah da inkar edenlerin düşmanıdır. | مَنْ كَانَ عَدُوّا ً لِلَّهِ وَمَلاَئِكَتِه ِِ وَرُسُلِه ِِ وَجِبْرِيلَ وَمِيكَالَ فَإِنَّ اللَّهَ عَدُوّ ٌ لِلْكَافِرِينَ |
Wa Laqad 'Anzalnā 'Ilayka 'Āyātin Bayyinātin Wa Mā Yakfuru Bihā 'Illā Al-Fāsiqūna  | 002099.Andolsun, biz sana apaçık âyetler indirdik. Bunları ancak fasıklarinkâr eder. | وَلَقَدْ أَنزَلْنَا إِلَيْكَ آيَات ٍ بَيِّنَات ٍ وَمَا يَكْفُرُ بِهَا إِلاَّ الْفَاسِقُونَ |
'Awakullamā `Āhadū `Ahdāan Nabadhahu Farīqun Minhum Bal 'Aktharuhum Lā Yu'uminūna  | 002100.Onlar ne zaman bir antlaşma yaptılarsa içlerinden bir takımı oantlaşmayı bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez. | أَوَكُلَّمَا عَاهَدُوا عَهْدا ً نَبَذَه ُُ فَرِيق ٌ مِنْهُمْ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لاَ يُؤْمِنُونَ |
Wa Lammā Jā'ahum Rasūlun Min `Indi Allāhi Muşaddiqun Limā Ma`ahum Nabadha Farīqun Mina Al-Ladhīna 'Ūtū Al-Kitāba Kitāba Allāhi Warā'a Žuhūrihim Ka'annahum Lā Ya`lamūna  | 002101.Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitabı (Tevratı) doğrulayıcıbir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sankibilmiyorlarmış gibi Allahın Kitabını (Tevratı) arkalarına attılar. | وَلَمَّا جَاءَهُمْ رَسُول ٌ مِنْ عِنْدِ اللَّهِ مُصَدِّق ٌ لِمَا مَعَهُمْ نَبَذَ فَرِيق ٌ مِنَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ كِتَابَ اللَّهِ وَرَاءَ ظُهُورِهِمْ كَأَنَّهُمْ لاَ يَعْلَمُونَ |
Wa Attaba`ū Mā Tatlū Ash-Shayāţīnu `Alá Mulki Sulaymāna Wa Mā Kafara Sulaymānu Wa Lakinna Ash-Shayāţīna Kafarū Yu`allimūna An-Nāsa As-Siĥra Wa Mā 'Unzila `Alá Al-Malakayni Bibābila Hārūta Wa Mārūta Wa Mā Yu`allimāni Min 'Aĥadin Ĥattá Yaqūlā 'Innamā Naĥnu Fitnatun Falā Takfur Fayata`allamūna Minhumā Mā Yufarriqūna Bihi Bayna Al-Mar'i Wa Zawjihi Wa Mā Hum Biđārrīna Bihi Min 'Aĥadin 'Illā Bi'idhni Allāhi Wa Yata`allamūna Mā Yađurruhum Wa Lā Yanfa`uhum Wa Laqad `Alimū Lamani Ashtarāhu Mā Lahu Fī Al-'Ākhirati Min Khalāqin Wa Labi'sa Mā Sharaw Bihi 'Anfusahum Law Kānū Ya`lamūna  | 002102.Süleymanın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların)uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak) küfregirmedi. Fakat şeytanlar, insanlara sihri ve (özellikle de) Babildeki Hârût veMârût adlı iki meleğe ilham edilen (sihr)i öğretmek suretiyle küfre girdiler.Halbuki o iki melek, Biz ancak imtihan için gönderilmiş birer meleğiz. (Sihricaiz görüp de) sakın küfre girme demedikçe, kimseye (sihir) öğretmiyorlardı.Böylece (insanlar) onlardan kişi ile karısını birbirinden ayıracakları sihriöğreniyorlardı. Halbuki onlar, Allahın izni olmadıkça o sihirle hiç kimseyezarar veremezlerdi. (Onlar böyle yaparak) kendilerine zarar veren, faydagetirmeyen şeyleri öğreniyorlardı. Andolsun, onu satın alanın ahirette birnasibi olmadığını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şey nekötüdür! Keşke bilselerdi. | وَاتَّبَعُوا مَا تَتْلُو الشَّيَاطِينُ عَلَى مُلْكِ سُلَيْمَانَ وَمَا كَفَرَ سُلَيْمَانُ وَلَكِنَّ الشَّيَاطِينَ كَفَرُوا يُعَلِّمُونَ النَّاسَ السِّحْرَ وَمَا أُنزِلَ عَلَى الْمَلَكَيْنِ بِبَابِلَ هَارُوتَ وَمَارُوتَ وَمَا يُعَلِّمَانِ مِنْ أَحَدٍ حَتَّى يَقُولاَ إِنَّمَا نَحْنُ فِتْنَة ٌ فَلاَ تَكْفُرْ فَيَتَعَلَّمُونَ مِنْهُمَا مَا يُفَرِّقُونَ بِه ِِ بَيْنَ الْمَرْءِ وَزَوْجِه ِِ وَمَا هُمْ بِضَارِّينَ بِه ِِ مِنْ أَحَد ٍ إِلاَّ بِإِذْنِ اللَّهِ وَيَتَعَلَّمُونَ مَا يَضُرُّهُمْ وَلاَ يَنفَعُهُمْ وَلَقَدْ عَلِمُوا لَمَنِ اشْتَرَاه ُُ مَا لَه ُُ فِي الآخِرَةِ مِنْ خَلاَق ٍ وَلَبِئْسَ مَا شَرَوْا بِهِ~ِ أَنفُسَهُمْ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ |
Wa Law 'Annahum 'Āmanū Wa Attaqaw Lamathūbatun Min `Indi Allāhi Khayrun Law Kānū Ya`lamūna  | 002103.Eğer onlar iman edip Allahın emirlerine karşı gelmekten sakınmışolsalardı, Allah katında kazanacakları sevap kendileri için daha hayırlıolacaktı. Keşke bilselerdi. | وَلَوْ أَنَّهُمْ آمَنُوا وَاتَّقَوْا لَمَثُوبَة ٌ مِنْ عِنْدِ اللَّهِ خَيْر ٌ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ |
Yā 'Ayyuhā Al-Ladhīna 'Āmanū Lā Taqūlū Rā`inā Wa Qūlū Anžurnā Wa Asma`ū Wa Lilkāfirīna `Adhābun 'Alīmun  | 002104.Ey iman edenler! Râinâ (bizi gözet) demeyin, unzurnâ (bize bak)deyin ve dinleyin. Kafirler için acıklı bir azap vardır.22 | يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لاَ تَقُولُوا رَاعِنَا وَقُولُوا انظُرْنَا وَاسْمَعُوا وَلِلْكَافِرِينَ عَذَابٌ أَلِيم ٌ |
Mā Yawaddu Al-Ladhīna Kafarū Min 'Ahli Al-Kitābi Wa Lā Al-Mushrikīna 'An Yunazzala `Alaykum Min Khayrin Min Rabbikum Wa Allāhu Yakhtaşşu Biraĥmatihi Man Yashā'u Wa Allāhu Dhū Al-Fađli Al-`Ažīmi  | 002105.Ne Kitab ehlinden inkâr edenler ve ne de Allaha ortak koşanlar,Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah rahmetinidilediğine tahsis eder. Allah, büyük lütuf sahibidir. | مَا يَوَدُّ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ وَلاَ الْمُشْرِكِينَ أَنْ يُنَزَّلَ عَلَيْكُمْ مِنْ خَيْر ٍ مِنْ رَبِّكُمْ وَاللَّهُ يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِه ِِ مَنْ يَشَاءُ وَاللَّهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظِيمِ |
Mā Nansakh Min 'Āyatin 'Aw Nunsihā Na'ti Bikhayrin Minhā 'Aw Mithlihā 'Alam Ta`lam 'Anna Allāha `Alá Kulli Shay'in Qadīrun  | 002106.Biz herhangi bir âyetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya daertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allahın gücününher şeye hakkıyla yettiğini bilmez misin? | مَا نَنسَخْ مِنْ آيَةٍ أَوْ نُنسِهَا نَأْتِ بِخَيْر ٍ مِنْهَا أَوْ مِثْلِهَا أَلَمْ تَعْلَمْ أَنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَيْء ٍ قَدِير ٌ |
'Alam Ta`lam 'Anna Allāha Lahu Mulku As-Samāwāti Wa Al-'Arđi Wa Mā Lakum Min Dūni Allāhi Min Wa Līyin Wa Lā Naşīrin  | 002107.Bilmez misin ki, göklerin ve yerin hükümranlığı Allahındır. Siziniçin Allahtan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır. | أَلَمْ تَعْلَمْ أَنَّ اللَّهَ لَه ُُ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللَّهِ مِنْ وَلِيّ ٍ وَلاَ نَصِير ٍ |
'Am Turīdūna 'An Tas'alū Rasūlakum Kamā Su'ila Mūsá Min Qablu Wa Man Yatabaddali Al-Kufra Bil-'Īmāni Faqad Đalla Sawā'a As-Sabīli  | 002108.Yoksa, daha önce Mûsânın sorguya çekildiği gibi, siz depeygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfredeğişirse, o artık doğru yoldan sapmış olur. | أَمْ تُرِيدُونَ أَنْ تَسْأَلُوا رَسُولَكُمْ كَمَا سُئِلَ مُوسَى مِنْ قَبْلُ وَمَنْ يَتَبَدَّلِ الْكُفْرَ بِالإِيمَانِ فَقَدْ ضَلَّ سَوَاءَ السَّبِيلِ |
Wadda Kathīrun Min 'Ahli Al-Kitābi Law Yaruddūnakum Min Ba`di 'Īmānikum Kuffārāan Ĥasadāan Min `Indi 'Anfusihim Min Ba`di Mā Tabayyana Lahumu Al-Ĥaqqu Fā`fū Wa Aşfaĥū Ĥattá Ya'tiya Allāhu Bi'amrihi 'Inna Allāha `Alá Kulli Shay'in Qadīrun  | 002109.Kitap ehlinden bir çoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi,içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmekisterler. Siz şimdilik, Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye kadaraffedin, hoşgörün. Şüphesiz Allah, gücü her şeye hakkıyla yetendir. | وَدَّ كَثِير ٌ مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ لَوْ يَرُدُّونَكُمْ مِنْ بَعْدِ إِيمَانِكُمْ كُفَّاراً حَسَدا ً مِنْ عِنْدِ أَنفُسِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْحَقُّ فَاعْفُوا وَاصْفَحُوا حَتَّى يَأْتِيَ اللَّهُ بِأَمْرِهِ~ِ إِنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَيْء ٍ قَدِير ٌ |
Wa 'Aqīmū Aş-Şalāata Wa 'Ātū Az-Zakāata Wa Mā Tuqaddimū Li'nfusikum Min Khayrin Tajidūhu `Inda Allāhi 'Inna Allāha Bimā Ta`malūna Başīrun  | 002110.Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin. Kendiniz için her ne iyilikişlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütünyaptıklarınızı görür. | وَأَقِيمُوا الصَّلاَةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَمَا تُقَدِّمُوا لِأنفُسِكُمْ مِنْ خَيْر ٍ تَجِدُوه ُُ عِنْدَ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِير ٌ |
Wa Qālū Lan Yadkhula Al-Jannata 'Illā Man Kāna Hūdāan 'Aw Naşārá Tilka 'Amānīyuhum Qul Hātū Burhānakum 'In Kuntum Şādiqīn  | 002111.Bir de; Yahudi ve Hıristiyanlardan başkası Cennete girmeyecekdediler. Bu, onların kuruntuları! De ki: Eğer doğru söyleyenler iseniz(iddianızı ispat edecek) delilinizi getirin. | وَقَالُوا لَنْ يَدْخُلَ الْجَنَّةَ إِلاَّ مَنْ كَانَ هُوداً أَوْ نَصَارَى تِلْكَ أَمَانِيُّهُمْ قُلْ هَاتُوا بُرْهَانَكُمْ إِنْ كُنتُمْ صَادِقِين |
Balá Man 'Aslama Wajhahu Lillāhi Wa Huwa Muĥsinun Falahu 'Ajruhu `Inda Rabbihi Wa Lā Khawfun `Alayhim Wa Lā Hum Yaĥzanūna  | 002112.Hayır, öyle değil! Kim ihsan2derecesine yükselerek özünü Allahateslim ederse, onun mükâfatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korkuyoktur, onlar üzülmeyeceklerdir. | بَلَى مَنْ أَسْلَمَ وَجْهَه ُُ لِلَّهِ وَهُوَ مُحْسِن ٌ فَلَهُ~ُ أَجْرُه ُُ عِنْدَ رَبِّه ِِ وَلاَ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلاَ هُمْ يَحْزَنُونَ |
Wa Qālati Al-Yahūdu Laysati An-Naşārá `Alá Shay'in Wa Qālati An-Naşārá Laysati Al-Yahūdu `Alá Shay'in Wa Hum Yatlūna Al-Kitāba Kadhālika Qāla Al-Ladhīna Lā Ya`lamūna Mithla Qawlihim Fa-Allāhu Yaĥkumu Baynahum Yawma Al-Qiyāmati Fīmā Kānū Fīhi Yakhtalifūna  | 002113.Yahudiler, Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller dediler. Hıristiyanlarda, Yahudiler bir temel üzerinde değiller dediler. Oysa hepsi Kitabiokuyorlar.(Kitab'ı) bilmeyenler de tıpkı bunların söyledikleri gibi demişti.Artık onların aralarında uyuşamadıkları davada, hükmü Allah verecektir. | وَقَالَتِ الْيَهُودُ لَيْسَتِ النَّصَارَى عَلَى شَيْء ٍ وَقَالَتِ النَّصَارَى لَيْسَتِ الْيَهُودُ عَلَى شَيْء ٍ وَهُمْ يَتْلُونَ الْكِتَابَ كَذَلِكَ قَالَ الَّذِينَ لاَ يَعْلَمُونَ مِثْلَ قَوْلِهِمْ فَاللَّهُ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فِيمَا كَانُوا فِيه ِِ يَخْتَلِفُونَ |
Wa Man 'Ažlamu Mimman Mana`a Masājida Allāhi 'An Yudhkara Fīhā Asmuhu Wa Sa`á Fī Kharābihā 'Ūlā'ika Mā Kāna Lahum 'An Yadkhulūhā 'Ilā Khā'ifīna Lahum Fī Ad-Dunyā Khizyun Wa Lahum Fī Al-'Ākhirati `Adhābun `Ažīmun  | 002114.Allahın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onlarınyıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğergirerlerse) ancak korka korka girebilmelidirler. Bunlar için dünyadarezillik, ahirette de büyük bir azap vardır. | وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنْ مَنَعَ مَسَاجِدَ اللَّهِ أَنْ يُذْكَرَ فِيهَا اسْمُه ُُ وَسَعَى فِي خَرَابِهَا أُوْلَائِكَ مَا كَانَ لَهُمْ أَنْ يَدخُلُوهَا إلا خَائِفِينَ لَهُمْ فِي الدُّنْيَا خِزْي ٌ وَلَهُمْ فِي الآخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيم ٌ |
Wa Lillahi Al-Mashriqu Wa Al-Maghribu Fa'aynamā Tuwallū Fathamma Wajhu Allāhi 'Inna Allāha Wāsi`un `Alīmun  | 002115.Doğu da, Batı da (tüm yeryüzü) Allahındır. Nereye dönerseniz Allahınyüzüişte oradadır. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıylabilendir. | وَلِلَّهِ الْمَشْرِقُ وَالْمَغْرِبُ فَأَيْنَمَا تُوَلُّوا فَثَمَّ وَجْهُ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ وَاسِعٌ عَلِيم ٌ |
Wa Qālū Attakhadha Allāhu Waladāan Subĥānahu Bal Lahu Mā Fī As-Samāwāti Wa Al-'Arđi Kullun Lahu Qānitūna  | 002116.Allah, çocuk edindi dediler.2O, bundan uzaktır. Hayır! Göklerdekive yerdeki her şey Allahındır. Hepsi Ona boyun eğmiştir. | وَقَالُوا اتَّخَذَ اللَّهُ وَلَدا ً سُبْحَانَه ُُ بَلْ لَه ُُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ كُلّ ٌ لَه ُُ قَانِتُونَ |
Badī`u As-Samāwāti Wa Al-'Arđi Wa 'Idhā Qađá 'Amrāan Fa'innamā Yaqūlu Lahu Kun Fayakūnu  | 002117.O, gökleri ve yeri örneksiz yaratandır. Bir işe hükmetti mi ona sadeceol der, o da hemen oluverir. | بَدِيعُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَإِذَا قَضَى أَمْرا ً فَإِنَّمَا يَقُولُ لَه ُُ كُنْ فَيَكُونُ |
Wa Qāla Al-Ladhīna Lā Ya`lamūna Lawlā Yukallimunā Allāhu 'Aw Ta'tīnā 'Āyatun Kadhālika Qāla Al-Ladhīna Min Qablihim Mithla Qawlihim Tashābahat Qulūbuhum Qad Bayyannā Al-'Āyāti Liqawmin Yūqinūna  | 002118.Bilmeyenler, Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibidemişti. Onların kalpleri (anlayışları) birbirine benziyor. Biz âyetleri,kesin olarak inanacak bir toplum için açıkladık. | وَقَالَ الَّذِينَ لاَ يَعْلَمُونَ لَوْلاَ يُكَلِّمُنَا اللَّهُ أَوْ تَأْتِينَا آيَة ٌ كَذَلِكَ قَالَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ مِثْلَ قَوْلِهِمْ تَشَابَهَتْ قُلُوبُهُمْ قَدْ بَيَّنَّا الآيَاتِ لِقَوْم ٍ يُوقِنُونَ |
'Innā 'Arsalnāka Bil-Ĥaqqi Bashīrāan Wa Nadhīrāan Wa Lā Tus'alu `An 'Aşĥābi Al-Jaĥīmi  | 002119.Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin. | إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ بِالْحَقِّ بَشِيرا ً وَنَذِيرا ً وَلاَ تُسْأَلُ عَنْ أَصْحَابِ الْجَحِيمِ |
Wa Lan Tarđá `Anka Al-Yahūdu Wa Lā An-Naşārá Ĥattá Tattabi`a Millatahum Qul 'Inna Hudá Allāhi Huwa Al-Hudá Wa La'ini Attaba`ta 'Ahwā'ahum Ba`da Al-Ladhī Jā'aka Mina Al-`Ilmi Mā Laka Mina Allāhi Min Wa Līyin Wa Lā Naşīrin  | 002120.Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razıolmazlar. De ki: Allahın yolu asıl doğru yoldur. Sana gelen ilimden sonra,eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allahtan sana nebir dost, ne bir yardımcı vardır. | وَلَنْ تَرْضَى عَنْكَ الْيَهُودُ وَلاَ النَّصَارَى حَتَّى تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمْ قُلْ إِنَّ هُدَى اللَّهِ هُوَ الْهُدَى وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ أَهْوَاءَهُمْ بَعْدَ الَّذِي جَاءَكَ مِنَ الْعِلْمِ مَا لَكَ مِنَ اللَّهِ مِنْ وَلِيّ ٍ وَلاَ نَصِير ٍ |
Al-Ladhīna 'Ātaynāhumu Al-Kitāba Yatlūnahu Ĥaqqa Tilāwatihi 'Ūlā'ika Yu'uminūna Bihi Wa Man Yakfur Bihi Fa'ūlā'ika Humu Al-Khāsirūna  | 002121.Kendilerine kitab verdiğimiz kimseler, onu gereği gibi okurlar. İştebunlar ona inanırlar. Onu inkar edenlere gelince, işte onlar ziyanauğrayanların ta kendileridir. | الَّذِينَ آتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَتْلُونَه ُُ حَقَّ تِلاَوَتِهِ~ِ أُوْلَائِكَ يُؤْمِنُونَ بِه ِِ وَمَنْ يَكْفُرْ بِه ِِ فَأُوْلَائِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ |
Yā Banī 'Isrā'īla Adhkurū Ni`matiya Allatī 'An`amtu `Alaykum Wa 'Annī Fađđaltukum `Alá Al-`Ālamīna  | 002122.Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümleâleme üstün tuttuğumu hatırlayın. | يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّتِي أَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَأَنِّي فَضَّلْتُكُمْ عَلَى الْعَالَمِينَ |
Wa Attaqū Yawmāan Lā Tajzī Nafsun `An Nafsin Shay'āan Wa Lā Yuqbalu Minhā `Adlun Wa Lā Tanfa`uhā Shafā`atun Wa Lā Hum Yunşarūna  | 002123.Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidyealınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiçkimsenin hiçbir taraftan yardım göremeyeceği günden sakının. | وَاتَّقُوا يَوْما ً لاَ تَجْزِي نَفْسٌ عَنْ نَفْس ٍ شَيْئا ً وَلاَ يُقْبَلُ مِنْهَا عَدْل ٌ وَلاَ تَنفَعُهَا شَفَاعَة ٌ وَلاَ هُمْ يُنصَرُونَ |
Wa 'Idh Abtalá 'Ibrāhīma Rabbuhu Bikalimātin Fa'atammahunna Qāla 'Innī Jā`iluka Lilnnāsi 'Imāmāan Qāla Wa Min Dhurrīyatī Qāla Lā Yanālu `Ahdī Až-Žālimīna  | 002124.Bir zaman Rabbi İbrahimi bir takım emirlerle sınamış, İbrahim onlarınhepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: Ben seni insanlaraönder yapacağım. İbrahim de, Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)demişti. Bunun üzerine Rabbi, Benim ahdim (verdiğim söz) zalimlerikapsamaz demişti. | وَإِذْ ابْتَلَى إِبْرَاهِيمَ رَبُّه ُُ بِكَلِمَات ٍ فَأَتَمَّهُنَّ قَالَ إِنِّي جَاعِلُكَ لِلنَّاسِ إِمَاما ً قَالَ وَمِنْ ذُرِّيَّتِي قَالَ لاَ يَنَالُ عَهْدِي الظَّالِمِينَ |
Wa 'Idh Ja`alnā Al-Bayta Mathābatan Lilnnāsi Wa 'Amnāan Wa Attakhidhū Min Maqāmi 'Ibrāhīma Muşalláan Wa `Ahidnā 'Ilá 'Ibrāhīma Wa 'Ismā`īla 'An Ţahhirā Baytiya Lilţţā'ifīna Wa Al-`Ākifīna Wa Ar-Rukka`i As-Sujūdi  | 002125.Hani, biz Kâbeyi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz deMakam-ı İbrahimdenkendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmaileşöyle emretmiştik: Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rukû ve secdeedenler için evimi (Kâbeyi) tertemiz tutun. | وَإِذْ جَعَلْنَا الْبَيْتَ مَثَابَة ً لِلنَّاسِ وَأَمْنا ً وَاتَّخِذُوا مِنْ مَقَامِ إِبْرَاهِيمَ مُصَلّى ً وَعَهِدْنَا إِلَى إِبْرَاهِيمَ وَإِسْمَاعِيلَ أَنْ طَهِّرَا بَيْتِيَ لِلطَّائِفِينَ وَالْعَاكِفِينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ |
Wa 'Idh Qāla 'Ibrāhīmu Rabbi Aj`al Hādhā Baladāan 'Āmināan Wa Arzuq 'Ahlahu Mina Ath-Thamarāti Man 'Āmana Minhum Billāhi Wa Al-Yawmi Al-'Ākhiri Qāla Wa Man Kafara Fa'umatti`uhu Qalīlāan Thumma 'Ađţarruhu 'Ilá `Adhābi An-Nāri Wa Bi'sa Al-Maşīru  | 002126.Hani İbrahim, Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. HalkındanAllaha ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandırdemişti. Allah da, İnkâr edeni bile az bir süre, (bu geçici kısa hayatta)rızıklandırır; sonra onu cehennem azabına girmek zorunda bırakırım. Nekötü varılacak yerdir orası! demişti. | وَإِذْ قَالَ إِبْرَاهِيمُ رَبِّ اجْعَلْ هَذَا بَلَدا ً آمِنا ً وَارْزُقْ أَهْلَه ُُ مِنَ الثَّمَرَاتِ مَنْ آمَنَ مِنْهُمْ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ قَالَ وَمَنْ كَفَرَ فَأُمَتِّعُه ُُ قَلِيلا ً ثُمَّ أَضْطَرُّهُ~ُ إِلَى عَذَابِ النَّارِ وَبِئْسَ الْمَصِيرُ |
Wa 'Idh Yarfa`u 'Ibrāhīmu Al-Qawā`ida Mina Al-Bayti Wa 'Ismā`īlu Rabbanā Taqabbal Minnā 'Innaka 'Anta As-Samī`u Al-`Alīmu  | 002127.Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin (Kâbenin) temellerini yükseltiyor, EyRabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıylabilensin diyorlardı. | وَإِذْ يَرْفَعُ إِبْرَاهِيمُ الْقَوَاعِدَ مِنَ الْبَيْتِ وَإِسْمَاعِيلُ رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنْتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ |
Rabbanā Wa Aj`alnā Muslimayni Laka Wa Min Dhurrīyatinā 'Ummatan Muslimatan Laka Wa 'Arinā Manāsikanā Wa Tub `Alaynā 'Innaka 'Anta At-Tawwābu Ar-Raĥīmu  | 002128.Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sanateslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster.Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametliolansın. | رَبَّنَا وَاجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِنْ ذُرِّيَّتِنَا أُمَّة ً مُسْلِمَة ً لَكَ وَأَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَا إِنَّكَ أَنْتَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ |
Rabbanā Wa Ab`ath Fīhim Rasūlāan Minhum Yatlū `Alayhim 'Āyātika Wa Yu`allimuhumu Al-Kitāba Wa Al-Ĥikmata Wa Yuzakkīhim 'Innaka 'Anta Al-`Azīzu Al-Ĥakīmu  | 002129.Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara âyetleriniokusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.Şüphesiz, sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin. | رَبَّنَا وَابْعَثْ فِيهِمْ رَسُولا ً مِنْهُمْ يَتْلُو عَلَيْهِمْ آيَاتِكَ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُزَكِّيهِمْ إِنَّكَ أَنْتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ |
Wa Man Yarghabu `An Millati 'Ibrāhīma 'Illā Man Safiha Nafsahu Wa Laqadi Aşţafaynāhu Fī Ad-Dunyā Wa 'Innahu Fī Al-'Ākhirati Lamina Aş-Şāliĥīna  | 002130.Kendini bilmeyenden başka İbrahimin dininden kim yüz çevirir?Andolsun, biz İbrahimi bu dünyada seçkin kıldık. Şüphesiz o ahirette deiyilerdendir. | وَمَنْ يَرْغَبُ عَنْ مِلَّةِ إِبْرَاهِيمَ إِلاَّ مَنْ سَفِه ََ نَفْسَه ُُ وَلَقَدِ اصْطَفَيْنَاه ُُ فِي الدُّنْيَا وَإِنَّه ُُ فِي الآخِرَةِ لَمِنَ الصَّالِحِينَ |
'Idh Qāla Lahu Rabbuhu 'Aslim Qāla 'Aslamtu Lirabbi Al-`Ālamīna  | 002131.Rabbi ona Teslim ol dediğinde Âlemlerin Rabbine teslim oldumdemişti. | إِذْ قَالَ لَه ُُ رَبُّهُ~ُ أَسْلِمْ قَالَ أَسْلَمْتُ لِرَبِّ الْعَالَمِينَ |
Wa Waşşá Bihā 'Ibrāhīmu Banīhi Wa Ya`qūbu Yā Banīya 'Inna Allāha Aşţafá Lakumu Ad-Dīna Falā Tamūtunna 'Illā Wa 'Antum Muslimūna  | 002132.İbrahim bunu kendi oğullarına da vasiyet etti, Yakub da öyle:Oğullarım! Allah sizin için bu dini (İslâmı) seçti. Siz de ancakmüslümanlar olarak ölün dedi. | وَوَصَّى بِهَا إِبْرَاهِيمُ بَنِيه ِِ وَيَعْقُوبُ يَا بَنِيَّ إِنَّ اللَّهَ اصْطَفَى لَكُمُ الدِّينَ فَلاَ تَمُوتُنَّ إِلاَّ وَأَنْتُمْ مُسْلِمُونَ |
'Am Kuntum Shuhadā'a 'Idh Ĥađara Ya`qūba Al-Mawtu 'Idh Qāla Libanīhi Mā Ta`budūna Min Ba`dī Qālū Na`budu 'Ilahaka Wa 'Ilaha 'Ābā'ika 'Ibrāhīma Wa 'Ismā`īla Wa 'Isĥāqa 'Ilahāan Wāĥidāan Wa Naĥnu Lahu Muslimūna  | 002133.Yoksa siz Yakubun, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, Benden sonrakime ibadet edeceksiniz? dediği, onların da, Senin ilahına ve atalarınİbrahim, İsmail ve İshakın ilahı olan tek bir ilâha ibadet edeceğiz;bizler ona boyun eğmiş müslümanlarız. dedikleri zaman orada hazır mıbulunuyordunuz? | أَمْ كُنتُمْ شُهَدَاءَ إِذْ حَضَرَ يَعْقُوبَ الْمَوْتُ إِذْ قَالَ لِبَنِيه ِِ مَا تَعْبُدُونَ مِنْ بَعْدِي قَالُوا نَعْبُدُ إِلَهَكَ وَإِلَهَ آبَائِكَ إِبْرَاهِيمَ وَإِسْمَاعِيلَ وَإِسْحَاقَ إِلَها ً وَاحِدا ً وَنَحْنُ لَه ُُ مُسْلِمُونَ |
Tilka 'Ummatun Qad Khalat Lahā Mā Kasabat Wa Lakum Mā Kasabtum Wa Lā Tus'alūna `Ammā Kānū Ya`malūna  | 002134.Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin,sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlututulacak değilsiniz. | تِلْكَ أُمَّة ٌ قَدْ خَلَتْ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَلَكُمْ مَا كَسَبْتُمْ وَلاَ تُسْأَلُونَ عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ |
Wa Qālū Kūnū Hūdāan 'Aw Naşārá Tahtadū Qul Bal Millata 'Ibrāhīma Ĥanīfāan Wa Mā Kāna Mina Al-Mushrikīna  | 002135.(Yahudiler) Yahudi olun" ve (Hıristiyanlar da) "Hıristiyan olun ki doğru yolubulasınız dediler. De ki: Hayır, hakka yönelen İbrahimin dinine uyarız. O,Allaha ortak koşanlardan değildi. | وَقَالُوا كُونُوا هُوداً أَوْ نَصَارَى تَهْتَدُوا قُلْ بَلْ مِلَّةَ إِبْرَاهِيمَ حَنِيفا ً وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِكِينَ |
Qūlū 'Āmannā Billāhi Wa Mā 'Unzila 'Ilaynā Wa Mā 'Unzila 'Ilá 'Ibrāhīma Wa 'Ismā`īla Wa 'Isĥāqa Wa Ya`qūba Wa Al-'Asbāţi Wa Mā 'Ūtiya Mūsá Wa `Īsá Wa Mā 'Ūtiya An-Nabīyūna Min Rabbihim Lā Nufarriqu Bayna 'Aĥadin Minhum Wa Naĥnu Lahu Muslimūna  | 002136.Deyin ki: Biz Allaha, bize indirilene (Kurana), İbrahim, İsmail,İshak, Yakub ve Yakuboğullarına indirilene, Mûsâ ve İsaya verilen (Tevratve İncil) ile bütün diğer peygamberlere Rablerinden verilene iman ettik.Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz ona teslim olmuşkimseleriz. | قُولُوا آمَنَّا بِاللَّهِ وَمَا أُنزِلَ إِلَيْنَا وَمَا أُنزِلَ إِلَى إِبْرَاهِيمَ وَإِسْمَاعِيلَ وَإِسْحَاقَ وَيَعْقُوبَ وَالأَسْبَاطِ وَمَا أُوتِيَ مُوسَى وَعِيسَى وَمَا أُوتِيَ النَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْ لاَ نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَد ٍ مِنْهُمْ وَنَحْنُ لَه ُُ مُسْلِمُونَ |
Fa'in 'Āmanū Bimithli Mā 'Āmantum Bihi Faqadi Ahtadaw Wa 'In Tawallaw Fa'innamā Hum Fī Shiqāqin Fasayakfīkahumu Allāhu Wa Huwa As-Samī`u Al-`Alīmu  | 002137.Eğer onlar böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse gerçektendoğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin birayrılığa düşmüş olurlar. Allah onlara karşı seni koruyacaktır. O, hakkıylaişitendir, hakkıyla bilendir. | فَإِنْ آمَنُوا بِمِثْلِ مَا آمَنتُمْ بِه ِِ فَقَدِ اهْتَدَوا وَإِنْ تَوَلَّوْا فَإِنَّمَا هُمْ فِي شِقَاق ٍ فَسَيَكْفِيكَهُمُ اللَّهُ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ |
Şibghata Allāhi Wa Man 'Aĥsanu Mina Allāhi Şibghatan Wa Naĥnu Lahu `Ābidūna  | 002138.Biz Allahın boyasıyla boyanmışızdır. Boyası Allahınkinden dahagüzel olan kimdir? Biz ona ibadet edenleriz (deyin).28 | صِبْغَةَ اللَّهِ وَمَنْ أَحْسَنُ مِنَ اللَّهِ صِبْغَة ً وَنَحْنُ لَه ُُ عَابِدُونَ |
Qul 'Atuĥājjūnanā Fī Allāhi Wa Huwa Rabbunā Wa Rabbukum Wa Lanā 'A`mālunā Wa Lakum 'A`mālukum Wa Naĥnu Lahu Mukhlişūna  | 002139.Onlara de ki: Allah hakkında mı bizimle tartışıp duruyorsunuz?Halbuki O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimizbize, sizin işledikleriniz size aittir. Biz ona gönülden bağlanmışkimseleriz. | قُلْ أَتُحَاجُّونَنَا فِي اللَّهِ وَهُوَ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْ وَلَنَا أَعْمَالُنَا وَلَكُمْ أَعْمَالُكُمْ وَنَحْنُ لَه ُُ مُخْلِصُونَ |
'Am Taqūlūna 'Inna 'Ibrāhīma Wa 'Ismā`īla Wa 'Isĥāqa Wa Ya`qūba Wa Al-'Asbāţa Kānū Hūdāan 'Aw Naşārá Qul 'A'antum 'A`lamu 'Ami Allāhu Wa Man 'Ažlamu Mimman Katama Shahādatan `Indahu Mina Allāhi Wa Mā Allāhu Bighāfilin `Ammā Ta`malūna  | 002140.Yoksa siz, İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakub ile Yakuboğullarıda yahudi, ya da hıristiyan idiler mi diyorsunuz? De ki: Sizler mi dahaiyi bilirsiniz, yoksa Allah mı? Allah tarafından kendisine ulaşan birgerçeği gizleyen kimseden daha zalim kimdir? Allah yaptıklarınızdanhabersiz değildir. | أَمْ تَقُولُونَ إِنَّ إِبْرَاهِيمَ وَإِسْمَاعِيلَ وَإِسْحَاقَ وَيَعْقُوبَ وَالأَسْبَاطَ كَانُوا هُوداً أَوْ نَصَارَى قُلْ أَأَنْتُمْ أَعْلَمُ أَمِ اللَّهُ وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنْ كَتَمَ شَهَادَةً عِنْدَه ُُ مِنَ اللَّهِ وَمَا اللَّهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ |
Tilka 'Ummatun Qad Khalat Lahā Mā Kasabat Wa Lakum Mā Kasabtum Wa Lā Tus'alūna `Ammā Kānū Ya`malūna  | 002141.Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin,sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlututulacak değilsiniz. | تِلْكَ أُمَّة ٌ قَدْ خَلَتْ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَلَكُمْ مَا كَسَبْتُمْ وَلاَ تُسْأَلُونَ عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ |
Sayaqūlu As-Sufahā'u Mina An-Nāsi Mā Wa Llāhum `An Qiblatihimu Allatī Kānū `Alayhā Qul Lillāhi Al-Mashriqu Wa Al-Maghribu Yahdī Man Yashā'u 'Ilá Şirāţin Mustaqīmin  | 002142.Bir takım kendini bilmez insanlar, Onları (müslümanları) yönelmekte olduklarıkıbleden çeviren nedir? diyecekler. De ki: Doğu da, Batı da Allahındır. Allahdilediği kimseyi doğru yola iletir. | سَيَقُولُ السُّفَهَاءُ مِنَ النَّاسِ مَا وَلاَّهُمْ عَنْ قِبْلَتِهِمُ الَّتِي كَانُوا عَلَيْهَا قُلْ لِلَّهِ الْمَشْرِقُ وَالْمَغْرِبُ يَهْدِي مَنْ يَشَاءُ إِلَى صِرَاط ٍ مُسْتَقِيم ٍ |
Wa Kadhalika Ja`alnākum 'Ummatan Wasaţāan Litakūnū Shuhadā'a `Alá An-Nāsi Wa Yakūna Ar-Rasūlu `Alaykum Shahīdāan Wa Mā Ja`alnā Al-Qiblata Allatī Kunta `Alayhā 'Illā Lina`lama Man Yattabi`u Ar-Rasūla Mimman Yanqalibu `Alá `Aqibayhi Wa 'In Kānat Lakabīratan 'Illā `Alá Al-Ladhīna Hadá Allāhu Wa Mā Kāna Allāhu Liyuđī`a 'Īmānakum 'Inna Allāha Bin-Nāsi Lara'ūfun Raĥīmun  | 002143.Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız vePeygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmetyaptık. Her ne kadar Allahın doğru yolu gösterdiği kimselerden başkasınaağır gelse de biz, yönelmekte olduğun ciheti ancak; Resûle tabiolanlarla, gerisin geriye dönecekleri ayırd edelim diye kıble yaptık.Allah imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz, Allah insanlara çokşefkatli ve çok merhametlidir.30 | وَكَذَلِكَ جَعَلْنَاكُمْ أُمَّة ً وَسَطا ً لِتَكُونُوا شُهَدَاءَ عَلَى النَّاسِ وَيَكُونَ الرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَهِيدا ً وَمَا جَعَلْنَا الْقِبْلَةَ الَّتِي كُنتَ عَلَيْهَا إِلاَّ لِنَعْلَمَ مَنْ يَتَّبِعُ الرَّسُولَ مِمَّنْ يَنقَلِبُ عَلَى عَقِبَيْهِ وَإِنْ كَانَتْ لَكَبِيرَة ً إِلاَّ عَلَى الَّذِينَ هَدَى اللَّهُ وَمَا كَانَ اللَّهُ لِيُضِيعَ إِيمَانَكُمْ إِنَّ اللَّهَ بِالنَّاسِ لَرَءُوف ٌ رَحِيم ٌ |
Qad Nará Taqalluba Wajhika Fī As-Samā'i Falanuwalliyannaka Qiblatan Tarđāhā Fawalli Wajhaka Shaţra Al-Masjidi Al-Ĥarāmi Wa Ĥaythu Mā Kuntum Fawallū Wujūhakum Shaţrahu Wa 'Inna Al-Ladhīna 'Ūtū Al-Kitāba Laya`lamūna 'Annahu Al-Ĥaqqu Min Rabbihim Wa Mā Allāhu Bighāfilin `Ammā Ya`malūna  | 002144.(Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu(vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağınkıbleye çevireceğiz. (Bundan böyle), yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir.(Ey Müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun, (namazda) hep o yönedönün. Şüphesiz kendilerine kitap verilenler, bunun Rabblerinden (gelen)bir gerçek olduğunu elbette bilirler. Allah onların yaptıklarındanhabersiz değildir.31 | قَدْ نَرَى تَقَلُّبَ وَجْهِكَ فِي السَّمَاءِ فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبْلَة ً تَرْضَاهَا فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَحَيْثُ مَا كُنتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَه ُُ وَإِنَّ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ لَيَعْلَمُونَ أَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْ وَمَا اللَّهُ بِغَافِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ |
Wa La'in 'Atayta Al-Ladhīna 'Ūtū Al-Kitāba Bikulli 'Āyatin Mā Tabi`ū Qiblataka Wa Mā 'Anta Bitābi`in Qiblatahum Wa Mā Ba`đuhum Bitābi`in Qiblata Ba`đin Wa La'ini Attaba`ta 'Ahwā'ahum Min Ba`di Mā Jā'aka Mina Al-`Ilmi 'Innaka 'Idhāan Lamina Až-Žālimīna  | 002145.Andolsun, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü mucizeyigetirsen de, onlar yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesineuyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. Andolsun, eğersana gelen bunca ilimden sonra onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan,o takdirde sen de mutlaka zalimlerden olursun. | وَلَئِنْ أَتَيْتَ الَّذِينَ أُوتُوا الكِتَابَ بِكُلِّ آيَة ٍ مَا تَبِعُوا قِبْلَتَكَ وَمَا أَنْتَ بِتَابِع ٍ قِبْلَتَهُمْ وَمَا بَعْضُهُمْ بِتَابِع ٍ قِبْلَةَ بَعْض ٍ وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ أَهْوَاءَهُمْ مِنْ بَعْدِ مَا جَاءَكَ مِنَ الْعِلْمِ إِنَّكَ إِذا ً لَمِنَ الظَّالِمِينَ |
Al-Ladhīna 'Ātaynāhumu Al-Kitāba Ya`rifūnahu Kamā Ya`rifūna 'Abnā'ahum Wa 'Inna Farīqāan Minhum Layaktumūna Al-Ĥaqqa Wa Hum Ya`lamūna  | 002146.Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (Peygamberi) oğullarını tanıdıkları gibitanırlar. Böyle iken içlerinden bir takımı bile bile gerçeği gizlerler.32 | الَّذِينَ آتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْرِفُونَه ُُ كَمَا يَعْرِفُونَ أَبْنَاءَهُمْ وَإِنَّ فَرِيقا ً مِنْهُمْ لَيَكْتُمُونَ الْحَقَّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ |
Al-Ĥaqqu Min Rabbika Falā Takūnanna Mina Al-Mumtarīna  | 002147.Hak (ancak) Rabbindendir. Artık, sakın şüpheye düşenlerden olma! | الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَلاَ تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَرِينَ |
Wa Likullin Wijhatun Huwa Muwallīhā Fāstabiqū Al-Khayrāti 'Ayna Mā Takūnū Ya'ti Bikumu Allāhu Jamī`āan 'Inna Allāha `Alá Kulli Shay'in Qadīrun  | 002148.Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Haydi, hep hayırlara koşun,yarışın! Nerede olsanız Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz,Allahın gücü her şeye hakkıyla yeter. | وَلِكُلّ ٍ وِجْهَةٌ هُوَ مُوَلِّيهَا فَاسْتَبِقُوا الْخَيْرَاتِ أَيْنَ مَا تَكُونُوا يَأْتِ بِكُمُ اللَّهُ جَمِيعا ً إِنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَيْء ٍ قَدِير ٌ |
Wa Min Ĥaythu Kharajta Fawalli Wajhaka Shaţra Al-Masjidi Al-Ĥarāmi Wa 'Innahu Lalĥaqqu Min Rabbika Wa Mā Allāhu Bighāfilin `Ammā Ta`malūna  | 002149.(Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, (namazda) Mescid-i Haramadoğru dön. Bu elbette Rabbinden gelen gerçek bir emirdir. Allah, sizinişlediklerinizden asla habersiz değildir. | وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَإِنَّه ُُ لَلْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ وَمَا اللَّهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ |
Wa Min Ĥaythu Kharajta Fawalli Wajhaka Shaţra Al-Masjidi Al-Ĥarāmi Wa Ĥaythu Mā Kuntum Fawallū Wujūhakum Shaţrahu Li'allā Yakūna Lilnnāsi `Alaykum Ĥujjatun 'Illā Al-Ladhīna Žalamū Minhum Falā Takhshawhum Wa Akhshawnī Wa Li'atimma Ni`matī `Alaykum Wa La`allakum Tahtadūna  | 002150.(Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haramadoğru çevir. (Ey müminler!) Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzüMescid-i Harama doğru çevirin ki, zalimlerin dışındaki insanların elinde(size karşı) bir koz olmasın. Zalimlerden korkmayın, benden korkun.Böylece size nimetlerimi tamamlayayım ve doğru yolu bulasınız. | وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَحَيْثُ مَا كُنتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَه ُُ لِئَلاَّ يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَيْكُمْ حُجَّة ٌ إِلاَّ الَّذِينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ فَلاَ تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْنِي وَلِأَتِمَّ نِعْمَتِي عَلَيْكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ |
Kamā 'Arsalnā Fīkum Rasūlāan Minkum Yatlū `Alaykum 'Āyātinā Wa Yuzakkīkum Wa Yu`allimukumu Al-Kitāba Wa Al-Ĥikmata Wa Yu`allimukum Mā Lam Takūnū Ta`lamūna  | 002151.Nitekim kendi aranızdan, size âyetlerimizi okuyan, sizi her kötülüktenarındıran, size kitap ve hikmeti öğreten, ayrıca bilmediklerinizi deöğreten bir peygamber gönderdik. | كَمَا أَرْسَلْنَا فِيكُمْ رَسُولا ً مِنْكُمْ يَتْلُو عَلَيْكُمْ آيَاتِنَا وَيُزَكِّيكُمْ وَيُعَلِّمُكُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُعَلِّمُكُمْ مَا لَمْ تَكُونُوا تَعْلَمُونَ |
Fādhkurūnī 'Adhkurkum Wa Ashkurū Lī Wa Lā Takfurūni  | 002152.Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakınnankörlük etmeyin. | فَاذْكُرُونِي أَذْكُرْكُمْ وَاشْكُرُوا لِي وَلاَ تَكْفُرُونِ |
Yā 'Ayyuhā Al-Ladhīna 'Āmanū Asta`īnū Biş-Şabri Wa Aş-Şalāati 'Inna Allāha Ma`a Aş-Şābirīna  | 002153.Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allahtan yardım dileyin.Şüphe yok ki Allah sabredenlerle beraberdir.33 | يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَعِينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلاَةِ إِنَّ اللَّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ |
Wa Lā Taqūlū Liman Yuqtalu Fī Sabīli Allāhi 'Amwātun Bal 'Aĥyā'un Wa Lakin Lā Tash`urūna  | 002154.Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak sizbunu bilemezsiniz.34 | وَلاَ تَقُولُوا لِمَنْ يُقْتَلُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ أَمْوَات ٌ بَلْ أَحْيَاء ٌ وَلَكِنْ لاَ تَشْعُرُونَ |
Wa Lanabluwannakum Bishay'in Mina Al-Khawfi Wa Al-Jū`i Wa Naqşin Mina Al-'Amwli Wa Al-'Anfusi Wa Ath-Thamarāti Wa Bashshiri Aş-Şābirīna  | 002155.Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar veürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele. | وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْء ٍ مِنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْص ٍ مِنَ الأَمْوالِ وَالأَنفُسِ وَالثَّمَرَاتِ وَبَشِّرِ الصَّابِرِينَ |
Al-Ladhīna 'Idhā 'Aşābat/hum Muşībatun Qālū 'Innā Lillāhi Wa 'Innā 'Ilayhi Rāji`ūna  | 002156.Onlar; başlarına bir musibet gelince, Biz şüphesiz (her şeyimizle)Allaha aidiz ve şüphesiz Ona döneceğiz derler. | الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُمْ مُصِيبَة ٌ قَالُوا إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ |
'Ūlā'ika `Alayhim Şalawātun Min Rabbihim Wa Raĥmatun Wa 'Ūlā'ika Humu Al-Muhtadūna  | 002157.İşte Rableri katından rahmet ve merhamet onlaradır. Doğru yolaulaştırılmış olanlar da işte bunlardır. | أُوْلَائِكَ عَلَيْهِمْ صَلَوَات ٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَرَحْمَة ٌ وَأُوْلَائِكَ هُمُ الْمُهْتَدُونَ |
'Inna Aş-Şafā Wa Al-Marwata Min Sha`ā'iri Allāhi Faman Ĥajja Al-Bayta 'Aw A`tamara Falā Junāĥa `Alayhi 'An Yaţţawwafa Bihimā Wa Man Taţawwa`a Khayrāan Fa'inna Allāha Shākirun `Alīmun  | 002158.Şüphesiz, Safa ile Merve Allahın (dininin) nişanelerindendir. Onuniçin her kim hac ve umre niyetiyle Kâbeyi ziyaret eder ve onları datavaf ederse bunda bir günah yoktur.3Her kim de gönlünden koparak birhayır işlerse şüphesiz, Allah onu bilir, karşılığını verir. | إِنَّ الصَّفَا وَالْمَرْوَةَ مِنْ شَعَائِرِ اللَّهِ فَمَنْ حَجَّ الْبَيْتَ أَوْ اعْتَمَرَ فَلاَ جُنَاحَ عَلَيْهِ أَنْ يَطَّوَّفَ بِهِمَا وَمَنْ تَطَوَّعَ خَيْرا ً فَإِنَّ اللَّهَ شَاكِرٌ عَلِيم ٌ |
'Inna Al-Ladhīna Yaktumūna Mā 'Anzalnā Mina Al-Bayyināti Wa Al-Hudá Min Ba`di Mā Bayyannāhu Lilnnāsi Fī Al-Kitābi 'Ūlā'ika Yal`anuhumu Allāhu Wa Yal`anuhumu Al-Lā`inūna  | 002159.İndirdiğimiz apaçık delilleri ve hidayeti Kitapta açıklamamızdansonra onları gizleyenler var ya, işte onlara hem Allah lanet eder, hem debütün lanet etme konumunda olanlar lanet eder.36 | إِنَّ الَّذِينَ يَكْتُمُونَ مَا أَنزَلْنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالْهُدَى مِنْ بَعْدِ مَا بَيَّنَّاه ُُ لِلنَّاسِ فِي الْكِتَابِ أُوْلَائِكَ يَلْعَنُهُمُ اللَّهُ وَيَلْعَنُهُمُ اللاَّعِنُونَ |
'Illā Al-Ladhīna Tābū Wa 'Aşlaĥū Wa Bayyanū Fa'ūlā'ika 'Atūbu `Alayhim Wa 'Anā At-Tawwābu Ar-Raĥīmu  | 002160.Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortayakoyanlar (lanetlenmekten) kurtulmuşlardır. Çünkü ben onların tövbelerinikabul ederim. Zira ben tövbeleri çok kabul edenim, çok merhamet edenim. | إِلاَّ الَّذِينَ تَابُوا وَأَصْلَحُوا وَبَيَّنُوا فَأُوْلَائِكَ أَتُوبُ عَلَيْهِمْ وَأَنَا التَّوَّابُ الرَّحِيمُ |
'Inna Al-Ladhīna Kafarū Wa Mātū Wa Hum Kuffārun 'Ūlā'ika `Alayhim La`natu Allāhi Wa Al-Malā'ikati Wa An-Nāsi 'Ajma`īna  | 002161.Fakat âyetlerimizi inkar etmiş ve kafir olarak ölmüşlere gelince, işteAllahın, meleklerin ve bütün insanların lâneti onların üstünedir. | إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ أُوْلَائِكَ عَلَيْهِمْ لَعْنَةُ اللَّهِ وَالْمَلاَئِكَةِ وَالنَّاسِ أَجْمَعِينَ |
Khālidīna Fīhā Lā Yukhaffafu `Anhumu Al-`Adhābu Wa Lā Hum Yunžarūna  | 002162.Onlar ebedî olarak lânet içinde kalırlar. Artık ne kendilerinden azaphafifletilir, ne de yüzlerine bakılır. | خَالِدِينَ فِيهَا لاَ يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلاَ هُمْ يُنظَرُونَ |
Wa 'Ilahukum 'Ilahun Wāĥidun Lā 'Ilāha 'Illā Huwa Ar-Raĥmānu Ar-Raĥīmu  | 002163.Sizin ilahınız bir tek ilahtır. Ondan başka ilah yoktur. O Rahmândır,Rahîmdir.37 | وَإِلَهُكُمْ إِلَه ٌ ٌ وَاحِد ٌ لاَ إِلَهَ~َ إِلاَّ هُوَ الرَّحْمَنُ الرَّحِيمُ |
'Inna Fī Khalqi As-Samāwāti Wa Al-'Arđi Wa Akhtilāfi Al-Layli Wa An-Nahāri Wa Al-Fulki Allatī Tajrī Fī Al-Baĥri Bimā Yanfa`u An-Nāsa Wa Mā 'Anzala Allāhu Mina As-Samā'i Min Mā'in Fa'aĥyā Bihi Al-'Arđa Ba`da Mawtihā Wa Baththa Fīhā Min Kulli Dābbatin Wa Taşrīfi Ar-Riyāĥi Wa As-Saĥābi Al-Musakhkhari Bayna As-Samā'i Wa Al-'Arđi La'āyātin Liqawmin Ya`qilūna  | 002164.Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardıncagelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden gemilerde,Allahın gökyüzünden indirip kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurda,yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgarları ve gökle yer arasındaki emreamade bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen bir topluluk için delillervardır. | إِنَّ فِي خَلْقِ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَاخْتِلاَفِ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَالْفُلْكِ الَّتِي تَجْرِي فِي الْبَحْرِ بِمَا يَنفَعُ النَّاسَ وَمَا أَنزَلَ اللَّهُ مِنَ السَّمَاءِ مِنْ مَاء ٍ فَأَحْيَا بِهِ الأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَبَثَّ فِيهَا مِنْ كُلِّ دَابَّة ٍ وَتَصْرِيفِ الرِّيَاحِ وَالسَّحَابِ الْمُسَخَّرِ بَيْنَ السَّمَاءِ وَالأَرْضِ لَآيَات ٍ لِقَوْم ٍ يَعْقِلُونَ |
Wa Mina An-Nāsi Man Yattakhidhu Min Dūni Allāhi 'Andādāan Yuĥibbūnahum Kaĥubbi Allāhi Wa Al-Ladhīna 'Āmanū 'Ashaddu Ĥubbāan Lillāhi Wa Law Yará Al-Ladhīna Žalamū 'Idh Yarawna Al-`Adhāba 'Anna Al-Qūwata Lillāhi Jamī`āan Wa 'Anna Allāha Shadīdu Al-`Adhābi  | 002165.İnsanlar arasında Allahı bırakıp da ona ortak koşanlar vardır.Onları, Allahı severcesine severler. Müminlerin Allaha olan sevgisidaha güçlü bir sevgidir. Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman bütünkuvvetin Allahın olduğunu ve Allahın azabının pek şiddetli olduğunu birbilselerdi. | وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَتَّخِذُ مِنْ دُونِ اللَّهِ أَندَادا ً يُحِبُّونَهُمْ كَحُبِّ اللَّهِ وَالَّذِينَ آمَنُوا أَشَدُّ حُبّا ً لِلَّهِ وَلَوْ يَرَى الَّذِينَ ظَلَمُوا إِذْ يَرَوْنَ الْعَذَابَ أَنَّ الْقُوَّةَ لِلَّهِ جَمِيعا ً وَأَنَّ اللَّهَ شَدِيدُ الْعَذَابِ |
'Idh Tabarra'a Al-Ladhīna Attubi`ū Mina Al-Ladhīna Attaba`ū Wa Ra'aw Al-`Adhāba Wa Taqaţţa`at Bihimu Al-'Asbābu  | 002166.Kendilerine uyulanlar o gün azabı görünce, kendilerine uyanlardanuzaklaşacaklar, aralarındaki bütün bağlar kopacaktır. | إِذْ تَبَرَّأَ الَّذِينَ اتُّبِعُوا مِنَ الَّذِينَ اتَّبَعُوا وَرَأَوْا الْعَذَابَ وَتَقَطَّعَتْ بِهِمُ الأَسْبابُ |
Wa Qāla Al-Ladhīna Attaba`ū Law 'Anna Lanā Karratan Fanatabarra'a Minhum Kamā Tabarra'ū Minnā Kadhālika Yurīhimu Allāhu 'A`mālahum Ĥasarātin `Alayhim Wa Mā Hum Bikhārijīna Mina An-Nāri  | 002167.Uyanlar şöyle derler: Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onlarınşimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık. BöyleceAllah, onlara işledikleri fiilleri pişmanlık kaynağı olarak gösterir.Onlar ateşten çıkacak da değillerdir. | وَقَالَ الَّذِينَ اتَّبَعُوا لَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّة ً فَنَتَبَرَّأَ مِنْهُمْ كَمَا تَبَرَّءُوا مِنَّا كَذَلِكَ يُرِيهِمُ اللَّهُ أَعْمَالَهُمْ حَسَرَاتٍ عَلَيْهِمْ وَمَا هُمْ بِخَارِجِينَ مِنَ النَّارِ |
Yā 'Ayyuhā An-Nāsu Kulū Mimmā Fī Al-'Arđi Ĥalālāan Ţayyibāan Wa Lā Tattabi`ū Khuţuwāti Ash-Shayţāni 'Innahu Lakum `Adūwun Mubīn  | 002168.Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin!Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır. | يَا أَيُّهَا النَّاسُ كُلُوا مِمَّا فِي الأَرْضِ حَلالا ً طَيِّبا ً وَلاَ تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ إِنَّه ُُ لَكُمْ عَدُوّ ٌ مُبِين |
'Innamā Ya'murukum Bis-Sū'i Wa Al-Faĥshā'i Wa 'An Taqūlū `Alá Allāhi Mā Lā Ta`lamūna  | 002169.O, size ancak kötülüğü, hayasızlığı ve Allaha karşı bilmediğinizşeyleri söylemenizi emreder. | إِنَّمَا يَأْمُرُكُمْ بِالسُّوءِ وَالْفَحْشَاءِ وَأَنْ تَقُولُوا عَلَى اللَّهِ مَا لاَ تَعْلَمُونَ |
Wa 'Idhā Qīla Lahum Attabi`ū Mā 'Anzala Allāhu Qālū Bal Nattabi`u Mā 'Alfaynā `Alayhi 'Ābā'anā 'Awalaw Kāna 'Ābā'uuhum Lā Ya`qilūna Shay'āan Wa Lā Yahtadūna  | 002170.Onlara, Allahın indirdiğine uyun! denildiğinde, Hayır, biz, atalarımızıüzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız! derler. Peki ama, ataları bir şey anlamayan,doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı (onların yoluna uyacaklar)?38 | وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ اتَّبِعُوا مَا أَنزَلَ اللَّهُ قَالُوا بَلْ نَتَّبِعُ مَا أَلْفَيْنَا عَلَيْهِ آبَاءَنَا أَوَلَوْ كَانَ آبَاؤُهُمْ لاَ يَعْقِلُونَ شَيْئا ً وَلاَ يَهْتَدُونَ |
Wa Mathalu Al-Ladhīna Kafarū Kamathali Al-Ladhī Yan`iqu Bimā Lā Yasma`u 'Illā Du`ā'an Wa Nidā'an Şummun Bukmun `Umyun Fahum Lā Ya`qilūna  | 002171.İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu,bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ilehayvanların durumu gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler.Bundan dolayı anlamazlar. | وَمَثَلُ الَّذِينَ كَفَرُوا كَمَثَلِ الَّذِي يَنْعِقُ بِمَا لاَ يَسْمَعُ إِلاَّ دُعَاء ً وَنِدَاء ً صُمّ ٌ بُكْمٌ عُمْي ٌ فَهُمْ لاَ يَعْقِلُونَ |
Yā 'Ayyuhā Al-Ladhīna 'Āmanū Kulū Min Ţayyibāti Mā Razaqnākum Wa Ashkurū Lillāhi 'In Kuntum 'Īyāhu Ta`budūna  | 002172.Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allaha kulluk ediyorsanız, sizeverdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allaha şükredin. | يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ وَاشْكُرُوا لِلَّهِ إِنْ كُنتُمْ إِيَّاه ُُ تَعْبُدُونَ |
'Innamā Ĥarrama `Alaykumu Al-Maytata Wa Ad-Dama Wa Laĥma Al-Khinzīri Wa Mā 'Uhilla Bihi Lighayri Allāhi Famani Ađţurra Ghayra Bāghin Wa Lā `Ādin Falā 'Ithma `Alayhi 'Inna Allāha Ghafūrun Raĥīmun  | 002173.Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allahtan başkası adınakesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin vezaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, ona günah yoktur.Şüphesiz, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.39 | إِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةَ وَالدَّمَ وَلَحْمَ الْخِنزِيرِ وَمَا أُهِلَّ بِه ِِ لِغَيْرِ اللَّهِ فَمَنِ اضْطُرَّ غَيْرَ بَاغ ٍ وَلاَ عَاد ٍ فَلاَ إِثْمَ عَلَيْهِ إِنَّ اللَّهَ غَفُور ٌ رَحِيم ٌ |
'Inna Al-Ladhīna Yaktumūna Mā 'Anzala Allāhu Mina Al-Kitābi Wa Yashtarūna Bihi Thamanāan Qalīlāan 'Ūlā'ika Mā Ya'kulūna Fī Buţūnihim 'Illā An-Nāra Wa Lā Yukallimuhumu Allāhu Yawma Al-Qiyāmati Wa Lā Yuzakkīhim Wa Lahum `Adhābun 'Alīmun  | 002174.Allahın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel iledeğişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şeydoldurmuyorlar. Kıyamet günü Allah onlarla ne konuşacak, ne de onlarıarıtacaktır. Onlar için elem dolu bir azap vardır.40 | إِنَّ الَّذِينَ يَكْتُمُونَ مَا أَنزَلَ اللَّهُ مِنَ الْكِتَابِ وَيَشْتَرُونَ بِه ِِ ثَمَنا ً قَلِيلاً أُوْلَائِكَ مَا يَأْكُلُونَ فِي بُطُونِهِمْ إِلاَّ النَّارَ وَلاَ يُكَلِّمُهُمُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَلاَ يُزَكِّيهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيم ٌ |
'Ūlā'ika Al-Ladhīna Ashtaraw Ađ-Đalālata Bil-Hudá Wa Al-`Adhāba Bil-Maghfirati Famā 'Aşbarahum `Alá An-Nāri  | 002175.İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip azabı satınalanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar(!) | أُوْلَائِكَ الَّذِينَ اشْتَرَوْا الضَّلاَلَةَ بِالْهُدَى وَالْعَذَابَ بِالْمَغْفِرَةِ فَمَا أَصْبَرَهُمْ عَلَى النَّارِ |
Dhālika Bi'anna Allāha Nazzala Al-Kitāba Bil-Ĥaqqi Wa 'Inna Al-Ladhīna Akhtalafū Fī Al-Kitābi Lafī Shiqāqin Ba`īdin  | 002176.Bu (azab) da, Allahın, Kitabı hak olarak indirmiş olması (ve onlarınbunu inkar etmesi) sebebiyledir. Kitap konusunda anlaşmazlığa düşenler isederin bir ayrılık içindedirler. | ذَلِكَ بِأَنَّ اللَّهَ نَزَّلَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ وَإِنَّ الَّذِينَ اخْتَلَفُوا فِي الْكِتَابِ لَفِي شِقَاق ٍ بَعِيد ٍ |
Laysa Al-Birra 'An Tuwallū Wujūhakum Qibala Al-Mashriqi Wa Al-Maghribi Wa Lakinna Al-Birra Man 'Āmana Billāhi Wa Al-Yawmi Al-'Ākhiri Wa Al-Malā'ikati Wa Al-Kitābi Wa An-Nabīyīna Wa 'Ātá Al-Māla `Alá Ĥubbihi Dhawī Al-Qurbá Wa Al-Yatāmá Wa Al-Masākīna Wa Abna As-Sabīli Wa As-Sā'ilīna Wa Fī Ar-Riqābi Wa 'Aqāma Aş-Şalāata Wa 'Ātá Az-Zakāata Wa Al-Mūfūna Bi`ahdihim 'Idhā `Āhadū Wa Aş-Şābirīna Fī Al-Ba'sā'i Wa Ađ-Đarrā'i Wa Ĥīna Al-Ba'si 'Ūlā'ika Al-Ladhīna Şadaqū Wa 'Ūlā'ika Humu Al-Muttaqūna  | 002177.İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir.Asıl iyilik, Allaha, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere imanedenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara,yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelereverenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, antlaşma yaptıklarındasözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığızamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğruolanlardır. İşte bunlar, Allaha karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir. | لَيْسَ الْبِرَّ أَنْ تُوَلُّوا وُجُوهَكُمْ قِبَلَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَلَكِنَّ الْبِرَّ مَنْ آمَنَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ وَالْمَلاَئِكَةِ وَالْكِتَابِ وَالنَّبِيِّينَ وَآتَى الْمَالَ عَلَى حُبِّه ِِ ذَوِي الْقُرْبَى وَالْيَتَامَى وَالْمَسَاكِينَ وَابْنَ السَّبِيلِ وَالسَّائِلِينَ وَفِي الرِّقَابِ وَأَقَامَ الصَّلاَةَ وَآتَى الزَّكَاةَ وَالْمُوفُونَ بِعَهْدِهِمْ إِذَا عَاهَدُوا وَالصَّابِرِينَ فِي الْبَأْسَاءِ وَالضَّرَّاءِ وَحِينَ الْبَأْسِ أُوْلَائِكَ الَّذِينَ صَدَقُوا وَأُوْلَائِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ |
Yā 'Ayyuhā Al-Ladhīna 'Āmanū Kutiba `Alaykumu Al-Qişāşu Fī Al-Qatlá Al-Ĥurru Bil-Ĥurri Wa Al-`Abdu Bil-`Abdi Wa Al-'Unthá Bil-'Unthá Faman `Ufiya Lahu Min 'Akhīhi Shay'un Fa Attibā`un Bil-Ma`rūfi Wa 'Adā'un 'Ilayhi Bi'iĥsānin Dhālika Takhfīfun Min Rabbikum Wa Raĥmatun Famani A`tadá Ba`da Dhālika Falahu `Adhābun 'Alīmun  | 002178.Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hürekarşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancaköldüren kimse, kardeşi (öldürülenin vârisi, velisi) tarafındanaffedilirse, aklın ve dinin gereklerine uygun yol izlemek ve güzelliklediyet ödemek gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundansonra tecavüzde bulunana elem dolu bir azap vardır.41 | يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِصَاصُ فِي الْقَتْلَى الْحُرُّ بِالْحُرِّ وَالْعَبْدُ بِالْعَبْدِ وَالأُنثَى بِالأُنثَى فَمَنْ عُفِيَ لَه ُُ مِنْ أَخِيه ِِ شَيْء ٌ فَاتِّبَاع ٌ بِالْمَعْرُوفِ وَأَدَاء ٌ إِلَيْهِ بِإِحْسَان ٍ ذَلِكَ تَخْفِيف ٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَرَحْمَة ٌ فَمَنِ اعْتَدَى بَعْدَ ذَلِكَ فَلَه ُُ عَذَابٌ أَلِيم ٌ |
Wa Lakum Fī Al-Qişāşi Ĥayāatun Yā 'Ūlī Al-'Albābi La`allakum Tattaqūna  | 002179.Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki (buhükme uyarak) korunursunuz. | وَلَكُمْ فِي الْقِصَاصِ حَيَاة ٌ يَا أُوْلِي الأَلْبَابِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ |
Kutiba `Alaykum 'Idhā Ĥađara 'Aĥadakumu Al-Mawtu 'In Taraka Khayrāan Al-Waşīyatu Lilwālidayni Wa Al-'Aqrabīna Bil-Ma`rūfi Ĥaqqāan `Alá Al-Muttaqīna  | 002180.Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal)bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyettebulunması -Allaha karşı gelmekten sakınanlar üzerinde bir hak olarak-size farz kılındı.42 | كُتِبَ عَلَيْكُمْ إِذَا حَضَرَ أَحَدَكُمُ الْمَوْتُ إِنْ تَرَكَ خَيْرا ً الْوَصِيَّةُ لِلْوَالِدَيْنِ وَالأَقْرَبِينَ بِالْمَعْرُوفِ حَقّاً عَلَى الْمُتَّقِينَ |
Faman Baddalahu Ba`damā Sami`ahu Fa'innamā 'Ithmuhu `Alá Al-Ladhīna Yubaddilūnahu 'Inna Allāha Samī`un `Alīmun  | 002181.Her kim işittikten sonra vasiyeti değiştirirse, günahı ancak onudeğiştirenlerin boynunadır. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıylabilendir. | فَمَنْ بَدَّلَه ُُ بَعْدَمَا سَمِعَه ُُ فَإِنَّمَا إِثْمُه ُُ عَلَى الَّذِينَ يُبَدِّلُونَهُ~ُ إِنَّ اللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيم ٌ |
Faman Khāfa Min Mūşin Janafāan 'Aw 'Ithmāan Fa'aşlaĥa Baynahum Falā 'Ithma `Alayhi 'Inna Allāha Ghafūrun Raĥīmun  | 002182.Vasiyet edenin hataya meyletmesinden ve günaha girmesinden korkan bir kimse,(tarafların) aralarını düzeltirse ona hiçbir günah yoktur. Şüphesiz Allah, çokbağışlayandır, çok merhamet edendir. | فَمَنْ خَافَ مِنْ مُوص ٍ جَنَفاً أَوْ إِثْما ً فَأَصْلَحَ بَيْنَهُمْ فَلاَ إِثْمَ عَلَيْهِ إِنَّ اللَّهَ غَفُور ٌ رَحِيم ٌ |
Yā 'Ayyuhā Al-Ladhīna 'Āmanū Kutiba `Alaykumu Aş-Şiyāmu Kamā Kutiba `Alá Al-Ladhīna Min Qablikum La`allakum Tattaqūna  | 002183.Ey iman edenler! Allaha karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizdenöncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. | يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذِينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ |
'Ayyāmāan Ma`dūdātin Faman Kāna Minkum Marīđāan 'Aw `Alá Safarin Fa`iddatun Min 'Ayyāmin 'Ukhara Wa `Alá Al-Ladhīna Yuţīqūnahu Fidyatun Ţa`āmu Miskīnin Faman Taţawwa`a Khayrāan Fahuwa Khayrun Lahu Wa 'An Taşūmū Khayrun Lakum 'In Kuntum Ta`lamūna  | 002184.Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa,tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenlerise bir yoksul doyumu fidye verir.4Bununla birlikte, gönülden kim biriyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için dahahayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. | أَيَّاما ً مَعْدُودَات ٍ فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَرِيضاً أَوْ عَلَى سَفَر ٍ فَعِدَّة ٌ مِنْ أَيَّامٍ أُخَرَ وَعَلَى الَّذِينَ يُطِيقُونَه ُُ فِدْيَة ٌ طَعَامُ مِسْكِين ٍ فَمَنْ تَطَوَّعَ خَيْرا ً فَهُوَ خَيْر ٌ لَه ُُ وَأَنْ تَصُومُوا خَيْر ٌ لَكُمْ إِنْ كُنتُمْ تَعْلَمُونَ |
Shahru Ramađāna Al-Ladhī 'Unzila Fīhi Al-Qur'ānu Hudáan Lilnnāsi Wa Bayyinātin Mina Al-Hudá Wa Al-Furqāni Faman Shahida Minkumu Ash-Shahra Falyaşumhu Wa Man Kāna Marīđāan 'Aw `Alá Safarin Fa`iddatun Min 'Ayyāmin 'Ukhara Yurīdu Allāhu Bikumu Al-Yusra Wa Lā Yurīdu Bikumu Al-`Usra Wa Litukmilū Al-`Iddata Wa Litukabbirū Allāha `Alá Mā Hadākum Wa La`allakum Tashkurūna  | 002185.(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun vehak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kuranınkendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu ayaulaşırsa onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa tutamadığıgünler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah size kolaylık diler, zorlukdilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılıkAllahı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir. | شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذِي أُنزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدى ً لِلنَّاسِ وَبَيِّنَات ٍ مِنَ الْهُدَى وَالْفُرْقَانِ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ وَمَنْ كَانَ مَرِيضاً أَوْ عَلَى سَفَر ٍ فَعِدَّة ٌ مِنْ أَيَّامٍ أُخَرَ يُرِيدُ اللَّهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلاَ يُرِيدُ بِكُمُ الْعُسْرَ وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللَّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ |
Wa 'Idhā Sa'alaka `Ibādī `Annī Fa'innī Qarībun 'Ujību Da`wata Ad-Dā`i 'Idhā Da`āni Falyastajībū Lī Wa Līu'uminū Bī La`allahum Yarshudūna  | 002186.Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben(onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. Ohalde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana imanetsinler. | وَإِذَا سَأَلَكَ عِبَادِي عَنِّي فَإِنِّي قَرِيبٌ أُجِيبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ إِذَا دَعَانِ فَلْيَسْتَجِيبُوا لِي وَلْيُؤْمِنُوا بِي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ |
'Uĥilla Lakum Laylata Aş-Şiyāmi Ar-Rafathu 'Ilá Nisā'ikum Hunna Libāsun Lakum Wa 'Antum Libāsun Lahunna `Alima Allāhu 'Annakum Kuntum Takhtānūna 'Anfusakum Fatāba `Alaykum Wa `Afā `Ankum Fāl'āna Bāshirūhunna Wa Abtaghū Mā Kataba Allāhu Lakum Wa Kulū Wa Ashrabū Ĥattá Yatabayyana Lakumu Al-Khayţu Al-'Abyađu Mina Al-Khayţi Al-'Aswadi Mina Al-Fajri Thumma 'Atimmū Aş-Şiyāma 'Ilá Al-Layli Wa Lā Tubāshirūhunna Wa 'Antum `Ākifūna Fī Al-Masājidi Tilka Ĥudūdu Allāhi Falā Taqrabūhā Kadhālika Yubayyinu Allāhu 'Āyātihi Lilnnāsi La`allahum Yattaqūna  | 002187.Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı.4Onlar, sizeörtüdürler, siz de onlara örtüsünüz.4Allah (Ramazan gecelerinde hanımlarınızayaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip siziaffetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allahın sizin için yazıp takdir etmişolduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye(tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun.Bununla birlikte siz mescitlerde itikafta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar,Allahın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşıgelmekten sakınsınlar diye, âyetlerini insanlara böylece açıklar. | أُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ الصِّيَامِ الرَّفَثُ إِلَى نِسَائِكُمْ هُنَّ لِبَاس ٌ لَكُمْ وَأَنْتُمْ لِبَاس ٌ لَهُنَّ عَلِمَ اللَّهُ أَنَّكُمْ كُنتُمْ تَخْتَانُونَ أَنفُسَكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ وَعَفَا عَنْكُمْ فَالآنَ بَاشِرُوهُنَّ وَابْتَغُوا مَا كَتَبَ اللَّهُ لَكُمْ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الأَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الأَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِ ثُمَّ أَتِمُّوا الصِّيَامَ إِلَى اللَّيْلِ وَلاَ تُبَاشِرُوهُنَّ وَأَنْتُمْ عَاكِفُونَ فِي الْمَسَاجِدِ تِلْكَ حُدُودُ اللَّهِ فَلاَ تَقْرَبُوهَا كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ آيَاتِه ِِ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ |
Wa Lā Ta'kulū 'Amwālakum Baynakum Bil-Bāţili Wa Tudlū Bihā 'Ilá Al-Ĥukkāmi Lita'kulū Farīqāan Min 'Amwāli An-Nāsi Bil-'Ithmi Wa 'Antum Ta`lamūna  | 002188.Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanlarınmallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onlarıhakimlere (rüşvet olarak) vermeyin. | وَلاَ تَأْكُلُوا أَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ وَتُدْلُوا بِهَا إِلَى الْحُكَّامِ لِتَأْكُلُوا فَرِيقا ً مِنْ أَمْوَالِ النَّاسِ بِالإِثْمِ وَأَنْتُمْ تَعْلَمُونَ |
Yas'alūnaka `Ani Al-'Ahillati Qul Hiya Mawāqītu Lilnnāsi Wa Al-Ĥajji Wa Laysa Al-Birru Bi'an Ta'tū Al-Buyūta Min Žuhūrihā Wa Lakinna Al-Birra Mani Attaqá Wa 'Tū Al-Buyūta Min 'Abwābihā Wa Attaqū Allāha La`allakum Tufliĥūna  | 002189.Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: Onlar, insanlar ve hac için vakitölçüleridir.4İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyidavranış, takva sahibi (Allaha karşı gelmekten sakınan) insanındavranışıdır. Evlere kapılarından girin. Allaha karşı gelmekten sakınınki kurtuluşa eresiniz.47 | يَسْأَلُونَكَ عَنِ الأَهِلَّةِ قُلْ هِيَ مَوَاقِيتُ لِلنَّاسِ وَالْحَجِّ وَلَيْسَ الْبِرُّ بِأَنْ تَأْتُوا الْبُيُوتَ مِنْ ظُهُورِهَا وَلَكِنَّ الْبِرَّ مَنِ اتَّقَى وَأْتُوا الْبُيُوتَ مِنْ أَبْوَابِهَا وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ |
Wa Qātilū Fī Sabīli Allāhi Al-Ladhīna Yuqātilūnakum Wa Lā Ta`tadū 'Inna Allāha Lā Yuĥibbu Al-Mu`tadīna  | 002190.Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırıgitmeyin.4Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez. | وَقَاتِلُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ الَّذِينَ يُقَاتِلُونَكُمْ وَلاَ تَعْتَدُوا إِنَّ اللَّهَ لاَ يُحِبُّ الْمُعْتَدِينَ |
Wāqtulūhum Ĥaythu Thaqiftumūhum Wa 'Akhrijūhum Min Ĥaythu 'Akhrajūkum Wa Al-Fitnatu 'Ashaddu Mina Al-Qatli Wa Lā Tuqātilūhum `Inda Al-Masjidi Al-Ĥarāmi Ĥattá Yuqātilūkum Fīhi Fa'in Qātalūkum Fāqtulūhum Kadhālika Jazā'u Al-Kāfirīna  | 002191.Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekkeden) siz deonları çıkarın. Zulüm ve baskı adam öldürmekten daha ağırdır. Yalnız, Mescid-iHaram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Sizinlesavaşırlarsa (siz de onlarla savaşın) onları öldürün. Kâfirlerin cezasıböyledir. | وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْ وَأَخْرِجُوهُمْ مِنْ حَيْثُ أَخْرَجُوكُمْ وَالْفِتْنَةُ أَشَدُّ مِنَ الْقَتْلِ وَلاَ تُقَاتِلُوهُمْ عِنْدَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ حَتَّى يُقَاتِلُوكُمْ فِيه ِِ فَإِنْ قَاتَلُوكُمْ فَاقْتُلُوهُمْ كَذَلِكَ جَزَاءُ الْكَافِرِينَ |
Fa'ini Antahaw Fa'inna Allāha Ghafūrun Raĥīmun  | 002192.Eğer onlar (savaştan ve küfürden) vazgeçerlerse, (şunu iyi bilin ki)Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | فَإِنِ انتَهَوْا فَإِنَّ اللَّهَ غَفُور ٌ رَحِيم ٌ |
Wa Qātilūhum Ĥattá Lā Takūna Fitnatun Wa Yakūna Ad-Dīnu Lillāhi Fa'ini Antahaw Falā `Udwāna 'Illā `Alá Až-Žālimīna  | 002193.Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allahın oluncayakadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artıkdüşmanlık yalnız zalimlere karşıdır. | وَقَاتِلُوهُمْ حَتَّى لاَ تَكُونَ فِتْنَة ٌ وَيَكُونَ الدِّينُ لِلَّهِ فَإِنِ انتَهَوْا فَلاَ عُدْوَانَ إِلاَّ عَلَى الظَّالِمِينَ |
Ash-Shahru Al-Ĥarāmu Bish-Shahri Al-Ĥarāmi Wa Al-Ĥurumātu Qişāşun Famani A`tadá `Alaykum Fā`tadū `Alayhi Bimithli Mā A`tadá `Alaykum Wa Attaqū Allāha Wa A`lamū 'Anna Allāha Ma`a Al-Muttaqīna  | 002194.Haram ay, haram aya karşılıktır.4Hürmetler (saygı gösterilmesigereken şeyler) kısas kuralına tabidir. O halde kim size saldırırsa, sizesaldırdığı gibi siz de ona saldırın, (fakat ileri gitmeyin). Allaha karşıgelmekten sakının ve bilin ki, Allah kendine karşı gelmekten sakınanlarlaberaberdir.50 | الشَّهْرُ الْحَرَامُ بِالشَّهْرِ الْحَرَامِ وَالْحُرُمَاتُ قِصَاص ٌ فَمَنِ اعْتَدَى عَلَيْكُمْ فَاعْتَدُوا عَلَيْهِ بِمِثْلِ مَا اعْتَدَى عَلَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللَّهَ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ مَعَ الْمُتَّقِينَ |
Wa 'Anfiqū Fī Sabīli Allāhi Wa Lā Tulqū Bi'aydīkum 'Ilá At-Tahlukati Wa 'Aĥsinū 'Inna Allāha Yuĥibbu Al-Muĥsinīna  | 002195.(Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeyeatmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever. | وَأَنفِقُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَلاَ تُلْقُوا بِأَيْدِيكُمْ إِلَى التَّهْلُكَةِ وَأَحْسِنُوا إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُحْسِنِينَ |
Wa 'Atimmū Al-Ĥajja Wa Al-`Umrata Lillāhi Fa'in 'Uĥşirtum Famā Astaysara Mina Al-Hadyi Wa Lā Taĥliqū Ru'ūsakum Ĥattá Yablugha Al-Hadyu Maĥillahu Faman Kāna Minkum Marīđāan 'Aw Bihi 'Adháan Min Ra'sihi Fafidyatun Min Şiyāmin 'Aw Şadaqatin 'Aw Nusukin Fa'idhā 'Amintum Faman Tamatta`a Bil-`Umrati 'Ilá Al-Ĥajji Famā Astaysara Mina Al-Hadyi Faman Lam Yajid Faşiyāmu Thalāthati 'Ayyāmin Fī Al-Ĥajji Wa Sab`atin 'Idhā Raja`tum Tilka `Asharatun Kāmilatun Dhālika Liman Lam Yakun 'Ahluhu Ĥāđirī Al-Masjidi Al-Ĥarāmi Wa Attaqū Allāha Wa A`lamū 'Anna Allāha Shadīdu Al-`Iqābi  | 002196.Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık vebenzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanıgönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin.İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olur (da tıraş olmakzorunda kalır)sa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya dakurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreylefaydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayankimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruçtutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir.Allaha karşı gelmekten sakının ve Allahın cezasının çetin olduğunubilin. | وَأَتِمُّوا الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ لِلَّهِ فَإِنْ أُحْصِرْتُمْ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِ وَلاَ تَحْلِقُوا رُءُوسَكُمْ حَتَّى يَبْلُغَ الْهَدْيُ مَحِلَّه ُُ فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَرِيضاً أَوْ بِهِ~ِ أَذى ً مِنْ رَأْسِه ِِ فَفِدْيَة ٌ مِنْ صِيَامٍ أَوْ صَدَقَةٍ أَوْ نُسُك ٍ فَإِذَا أَمِنتُمْ فَمَنْ تَمَتَّعَ بِالْعُمْرَةِ إِلَى الْحَجِّ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلاَثَةِ أَيَّام ٍ فِي الْحَجِّ وَسَبْعَة ٍ إِذَا رَجَعْتُمْ تِلْكَ عَشَرَة ٌ كَامِلَة ٌ ذَلِكَ لِمَنْ لَمْ يَكُنْ أَهْلُه ُُ حَاضِرِي الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَاتَّقُوا اللَّهَ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ |
Al-Ĥajju 'Ash/hurun Ma`lūmātun Faman Farađa Fīhinna Al-Ĥajja Falā Rafatha Wa Lā Fusūqa Wa Lā Jidāla Fī Al-Ĥajji Wa Mā Taf`alū Min Khayrin Ya`lamhu Allāhu Wa Tazawwadū Fa'inna Khayra Az-Zādi At-Taqwá Wa Attaqūnī Yā 'Ūlī Al-'Albābi  | 002197.Hac (ayları), bilinen aylardır.5Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacdacinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur. Siz ne hayır yaparsanız Allahonu bilir. (Ahiret için) azık toplayın. Kuşkusuz, azığın en hayırlısı takva(Allaha karşı gelmekten sakınma)dır. Ey akıl sahipleri, bana karşı gelmektensakının. | الْحَجُّ أَشْهُر ٌ مَعْلُومَات ٌ فَمَنْ فَرَضَ فِيهِنَّ الْحَجَّ فَلاَ رَفَثَ وَلاَ فُسُوقَ وَلاَ جِدَالَ فِي الْحَجِّ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْر ٍ يَعْلَمْهُ اللَّهُ وَتَزَوَّدُوا فَإِنَّ خَيْرَ الزَّادِ التَّقْوَى وَاتَّقُونِي يَا أُوْلِي الأَلْبَابِ |
| Laysa `Alaykum Junāĥun 'A |